YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5811
KARAR NO : 2023/5971
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/317 E., 2015/139 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;
1. Katılan mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Katılan mağdureye karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure … ile suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) olay tarihi öncesinde yaklaşık üç yıldır süren duygusal arkadaşlıklarının bulunduğu, mağdurenin 23.05.2013 günü evlerinden çıktığı ve Konya merkezde bulunan … meydanına geldiği, burada suça sürüklenen çocuk ile buluştukları, birlikte akşama kadar gezdikleri, daha sonra Konya şehir merkezindeki … Parkına gittikleri ve burada sabaha kadar bankta oturup konuşarak geceledikleri, ertesi günü SSÇ’nin mağdureyi Meram ilçesi … Parkında bulunan … isimli iş yerinin 3. katında bulunan bir eve götürdüğü, SSÇ’nin burada mağdure ile rızası dahilinde normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, 24.06.2013 tarihine kadar bu evde birlikte kaldıkları, SSÇ ile mağdurenin cinsel ilişkiye girmesi sonucunda mağdurenin kızlık zarının bozulduğu ve hamile kaldığı, daha sonra da bir bebek dünyaya getirdiği, mağdurenin 04.09.1998 tarihinde hastanede doğduğu, nüfusa 22.09.1998 doğum tarihli olarak tescil edildiği, hastane kayıtlarından ve nüfus idaresi kayıtlarından mağdurenin yaşının ve doğum tarihinin kesin olarak anlaşıldığı, suç tarihi itibariyle on beş yaşından küçük olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığı, mağdure hakkında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının düzenlemiş olduğu 20.02.2015 tarihli rapora göre ruh sağlığının dava konusu olay sebebiyle kalıcı olarak bozulduğunun anlaşıldığı,
Suça sürüklenen çocuğun yargılama sırasında önce suçunu kabul etmediği ancak daha sonra yapmış olduğu savunmasında mağdure ile bir kez rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiğini ikrar ettiği,
Suça sürüklenen çocuğun mağdureyi rızası ile de olsa bir eve götürerek orada birlikte bulunmasının mağdurenin yaşının on beş yaşından küçük olması ve on beş yaşından küçük mağdurların rızasının kabul edilmemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin aynı zamanda kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturduğu,
Suça sürüklenen çocuğun bu şekilde üzerine atılı on beş yaşını bitirmeyen çocuğa karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği,
gerekçesiyle Mahkemesince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun, kendisi ile yakın yaşta bulunan mağdureyle rızaen cinsel ilişkiye girmesi şeklindeki eylemi ile ilgili olarak yapılan yargılama sırasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edilerek muayenesi yapılan mağdure hakkında düzenlenen 20.02.2015 günlü raporda maruz kaldığı olaydan dolayı travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulup ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, anılan rapor esas alınarak suça sürüklenen çocuğun cezası 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca artırılmış ise de cebir veya tehdit olmaksızın gerçekleştirilen eylem nedeniyle suça sürüklenen çocuğun kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiği, 5237 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden suça sürüklenen çocuğun sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri ile olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı, meydana gelen bu zararın ancak 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşmada dikkate alınabileceği gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Mayıs 2013 olan suç tarihinin hüküm başlığında 24.06.2013 olarak yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
V. KARAR
A. Kişiyi hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz kabul edilerek merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİ için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararırına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.