YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5865
KARAR NO : 2023/7478
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/236 E., 2015/19 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin itiraz mahallinde incelenmiş olup, bu hükme ilişkin temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada, eylem çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
SSÇ’nin mağdurenin rızası ile evine girdiğini, sadece öpüştüklerini, dinlenen diğer tanıkların da bu durumu doğruladığını, mağdurenin SSÇ’nin organını sürtmek sureti ile istismarda bulunduğunu söylediğini, bu beyandan başka delil bulunmadığını, üstelik mağdurenin hekim olmayanlarca anlaşılamayacak zeka geriliğinin bulunduğunu, mahkemenin de bu durumu dikkate alarak hazırlık beyanını değil, duruşmadaki beyanını dikkate aldığını, SSÇ’nin eyleminin sarkıntılık aşamasında kaldığının kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince “Dosya kapsamında SSÇ …’un mağdure …’u öptüğünü beyan eden kısmi ikrarı, her ne kadar soruşturma aşamasında mağdure …’un SSÇ …’un kendisine organ sokma suretiyle cinsel istismar suçunu işlediğini iddia etmiş olsa da, daha sonra mahkeme huzurunda alınan beyanında herhangi bir organ sokma eyleminin olmadığını söylemesi ve mağdureye ait iç beden muayenesi raporunda mağdurenin halen bakire olduğunun belirtilmesi ve mağdurede cinsel ilişki meydana geldiğine ilişkin bir bulgunun tespit edilemediğinin belirtilmesi, ayrıca mağdurede hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı belirtilen zeka geriliğinin olduğu, bu nedenle mağdurenin mahkeme huzurunda alınan beyanına itibar edilmesi gerektiği gibi sanık …’ın da cinsel istismar eylemini kabul ettiği, SSÇ …’un mağdureyi önce caminin erkekler tuvaletinde daha sonra da mağdur …’nin evinde birden fazla defa öptüğü ve sarkıntılık düzeyini aşacak şekilde kendinin ve mağdurenin pantolonu ile iç çamaşırını çıkarıp cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtmesi ile dosya kapsamında SSÇ …’un mağdure …’a karşı sarkıntılık düzeyini aşan cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan SSÇ …’un TCK’nın 103/1-a, 43/1, 31/3 madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan dolayı 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itirazı kabil kararlardan olup yapılan itirazın mahallinde merciince incelenerek karar verilmiş olması nedeni ile SSÇ müdafiinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 11.09.2014 günlü iddianamede suça sürüklenen çocuğun cami tuvaletinde mağdureyi öpmesi şeklindeki eylemine ilişkin usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı verilerek bu eyleminden dolayı hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması sureti ile fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle SSÇ müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince oybirliği ile REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.