Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5924 E. 2023/711 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5924
KARAR NO : 2023/711
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2014 tarih ve 2014/36585 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cinsel saldırı suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/628 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekillerinin temyiz isteği, sanığın eyleminin sarkıntılığı aştığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte alt sınıra yakın şekilde cezalandırma yapılması, koşulları oluştuğu halde sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasına ilişkindir.

2. Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın olay tarihinde evine gitmek için dolmuşa bindiği, daha sonra sanığın da başka bir duraktan aynı dolmuşa binerek birçok boş yer varken katılanın yanındaki boş koltuğa bacaklarını açar vaziyette oturduğu, katılanın rahatsız olması sonucunda dolmuştan indiği, kısa bir süre sonra da sanığın dolmuştan indiği ve katılanın arkasından takip ettiği ve katılanın arkasından giderek katılanın vajina bölgesini el ile tutarak sıkıştırdığı, katılanın bağırması sonucunda kaçmaya başladığı, tanık …’in sanığı yakalamak için tekme atarak düşürmeye çalıştığı ancak sanığın kaçmayı başardığı, katılanın verdiği eşkal bilgileri ve güvenlik kamera görüntülerinden sanığın yakalandığının kabul edildiği olayda, sanığın eylemine uyan sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekillerinin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Katılanın aşamalardaki beyanları, olay anına ilişkin güvenlik kamera görüntüleri, savunma ile tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü katılanın arkasından gelerek vajina bölgesine dokunması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek hüküm bu yönüyle hukuka uygun bulunmuştur.

2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak “3 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılan anlatımları, dolmuş içerisindeki güvenlik kamera görüntüleri ile savunma nazara alındığında, sanığın dolmuş içerisinde katılanın yanına oturarak bacaklarını katılanın bacaklarına temas ettirerek cinsel saldırıda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin tatbik edilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık hakkında tayin edilen sonuç ceza miktarı nazara alındığında, kanuni şartları oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasının tatbik edilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve takdire dayalı hususların değerlendirildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/628 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararında katılan vekilleri ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilleri ile sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.