YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5940
KARAR NO : 2023/888
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2011/149 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
Sanığın suç işleme kastının olmadığına, alkollü olup şehevi duyguyla hareket etmeyen sanığın yanlışlıkla kadınlar tuvaletine girdiğine, mağdurenin arkadaşı olan …’nın hem tanıklık hem de tercümanlık yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, keşif talebinin reddedildiğine, sanığın suç işleme kastı olmadığından öncelikle beraatine, aksi durumda lehe hükümlerin uygulanmasına, alt sınırdan uzaklaşılmamasına, cezada indirim yapılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
”Müşteki …’ın suç tarihinde öğrencisi olduğu Çukurova Üniversitesinde bulunan arkadaşları ile birlikte okul projesi için tur olarak Tarsus’a geldikleri, 21:30 sularında … Mahallesi … Caddesinde faaliyet gösteren … …’ye gittikleri, müştekinin arkadaşları ile kafede oturduktan bir süre sonra tuvalete gittiği, bu sırada sanık …’nun da müştekinin arkasından bayanlar tuvaletine girdiği ve müştekinin içerisinde olduğu tuvaletin kapı anahtarıyla oynadığı ve kapıyı açmaya çalıştığı, bunun üzerine müştekinin tuvaletin kapısını açtığı, sanık …’ın müştekiyi göğsünden ve yüz kısmından tuttuğu, bir eli ile boynundan sıkıştırarak içeri doğru ittiği ayrıca sanığın müştekinin bağırmasını engellemek için diğer eli ile ağzını kapatmaya çalıştığı, ancak müştekinin sesinin kafa sahibi … ile diğer müşteriler tarafından duyulması üzerine şüphelinin kafeden kaçarak uzaklaştığı maddi olayın bu şekilde meydana geldiği mahkememizce kabul edilmiştir.” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
1. Şikayetçinin aşamalardaki anlatımları, tanık M.İ’nin beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği, keşif yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, şikayetçinin kovuşturma evresinde de özü itibarıyla benzer anlatımda bulunması nedeniyle arkadaşı olan …’nın soruşturma evresinde hem tanıklık hem de tercümanlık yapmasının sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından belirtilen hususlara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında gerekçesi gösterilerek temel cezanın alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak “3 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2011/149 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.