YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6047
KARAR NO : 2023/367
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/931 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanın Temyiz Sebepleri
Katılan özetle, söz konusu olay sebebiyle yıprandığını, ruh sağlığının bozulduğunu, eşinin ve çocuklarının psikolojik olarak etkilendiğini, sanığın suçunun sabit olduğunu, ablası, annesi yaşındaki birini taciz etmesinin yaptırımsız kalmasının kabul edileyemeyeceğini, olayı sanıktan başka birinin gerçekleştirmiş olmasına ihtimal olmadığını, olay meydana geldiğinde sanıktan başka hiç bir erkeğin arkasında olmadığını, olay günü kameraların sağlıklı çalışmadığını, net görüntü kaydedilmediğini, tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan …. isimli tanığın beyanlarının objektif olmadığını, olay nedeniyle bağırıp sanığa vurduğunun sabit olduğunu, bir şey olmadan bağırmasının söz konusu olamayacağını, kendisinin iftira atmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirterek usul, yasa, Yargıtay yerleşik içtihatlarına ve hakkaniyete aykırı kararın bozulmasını talep etmektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, katılanın reyonlardan birinde ürünlere baktığı sırada mağaza çalışanlarından olan sanığın reyonun kalabalık olmasından faydalanarak katılanı arkadan avuçlayarak cinsel saldırı suçunu işlediği iddia edilerek açılan davada mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasına yetecek derecede ve nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı vicdani kanaatine varıldığı ile şüpheden sanık faydalanır kaidesi de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olayın oluş şekli, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılanın beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, özellikle dinlenen tanıkların anlatımları da dikkate alındığında vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmış olup; mahkeme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 05.02.2015 tarihli ve 2014/931 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.