YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6270
KARAR NO : 2023/5674
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/26 E., 2015/106 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli, 2012/26 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2018 tarih 14- 2015/198482 Esas sayılı bozma görüşlü tebliğnamesi ile dosya Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşına itirazının usulüne uygun olarak araştırılması gerektiği, aksi halde nüfus kaydına göre hüküm kurulması gerektiği, mağdure hakkında ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin rapor aldırılmasından vazgeçildiği, dolayısıyla eksik incelemeyle kurulan hükmün bozulması gerektiği, kabule göre de 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin c bendinden beraat kararı verilmesi gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; Mağdurenin suç tarihinde yurttan kaçmış olup babaannesi tarafından ablası … ile birlikte sokağa atılmaları üzerine sokakta suça sürüklenen çocuğun da arkadaşları olan … ve … isimli şahıslar ile tanıştıkları, onlara yaşlarının on sekizden büyük olduğunu ve kalacak yerlerinin de bulunmadığını söyledikleri ve …’ın babasının boş olan evinde kalmaya başladıkları, bir süre sonra …’ın ailesinin eve dönecek olması nedeniyle bu evden ayrılmak zorunda kaldıklarında mağdurenin suça sürüklenen çocuğun evine kendi teklifi ve rızası ile giderek bir hafta kadar kaldığı ve isteğiyle suça sürüklenen çocukla bir kez cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra evden ayrılıp gittiği, mağdureyi evine götürürken ve bir hafta süre ile evinde kaldığı sırada ve cinsel ilişkiye girdikleri esnada suça sürüklenen çocuğun hiç bir şekilde cebir-şiddet ve tehdit uygulamadığı, mağdurenin rızası ile suça sürüklenen çocuğun evine geldiği ve kaldığı ve yine onunla bir kez cinsel ilişkiye girdiği, fiziki görünümünün gelişmiş ve büyük göstermekte olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilebilecek durumda olmadığı gibi, mağdurenin yaşının da nüfusa küçük yazılmış olma ihtimalinin büyük olup, suça sürüklenen çocuğun bu savunmasının aksini ispat eden yani mağdurenin on beş yaşından hatta on sekiz yaşından küçük olduğunu bildiğini gösterir herhangi bir delilin bulunmadığı, mağdurenin yaşı hususunda suça sürüklenen çocuğun herhangi bir şüpheye düşmediğinden sanığın bu hususta bir araştırma yapma gereği duymadığı ve böyle bir araştırma yapmasının da kendisinden beklenemeyeceği, on sekiz yaşını doldurmuş bir kızın kendi isteğiyle evine gelmesi ve kendisi ile cinsel ilişkiye girmesinde herhangi bir yasaya aykırı bir durum olmadığını düşündüğü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30 uncu maddesi kapsamında suçun unsurlarına etki eden ciddi bir hataya düştüğü, ancak hataya düşmesinde kusuru bulunmadığından hatasının sonucundan yararlanmasının gerekeceği ve on sekiz yaşından büyük mağdure ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini zannetmiş olduğundan, mağdurenin bu durumda on sekiz yaşını doldurmuş yani reşit olmuş kabul edilmesi gerektiğinden ve rızası da bulunduğundan, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatine kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmekle açıklanan nedenlerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli, 2012/26 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.