Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6435 E. 2023/5613 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6435
KARAR NO : 2023/5613
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/124 E., 2015/39 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2013/575 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararıyla sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ihtimali bulunduğundan bahisle Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

3.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/124 Esas, 2015/39 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2018 tarihli ve 14-2015/191104 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin ve sanık aleyhine beyanda bulunan tanıkların beyanlarının çelişkili ve soyut olduğuna, iddia olunan eylemin gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın söz konusu eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı delil bulunmadığına, yeterli gerekçe göstermeden cezanın ertelenmemesine karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Ruh sağlığına dair raporlar arasında çelişki olduğuna, bu çelişki giderilmeden eksik ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1.Tüm dosya içeriği, sanık savunmaları, katılanlar beyanları, tanıklar ifadeleri, Bartın Devlet Hastanesi, Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı Hastanesi, Adli Tıp kurumu raporları ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller nazara alındığında; mağdure Mahkemede anlatımda bulunmadığı, sorulan sorulara olayı açıklayıcı mahiyette cevaplar vermediği, bu hali ile kovuşturma sürecinde mağdure anlatımından kaynaklı doğrudan delil elde edilemediği, ancak mağdurenin kolluk aşamasında saptanan, vekil ve sosyal çalışmacının da hazır bulunduğu anlatımında; sanığın kendisine yönelik cinsel mahiyet taşıyan davranışlarını açık bir biçimde ifade ettiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.

2. Mağdurenin bu ifadesine yansıyan hususları tamamen kurguladığı ve olmayan bir şeyi anlattığı kabulüne varmayı gerektirecek bir maddi delil ve makul neden olmadığı belirtilmiştir. Bundan ayrı olarak mağdurenin iş bu anlatımlarının (anlatımlara yansıyan ayrıntıların tümünü kapsamasa dahi) önemli bölümü itibari ile tanık anlatımlarınca da doğrulandığı vurgulanmıştır.

3. Bu izahlardan varılan neticeye göre olay tarihinde sanığın mağdureyi, mağdurenin alt tarafı çıplak olduğu halde kucağına oturttuğu ve mağdurenin cinsel organını ve bacağını eli ile okşadığı, eylemin maddi boyutu itibariyle bu şekilde meydana geldiği hususlarında Mahkemece mağdure ve tanık anlatımlarına dayalı biçimde tam bir vicdani kanı oluştuğu ve sübutun bu biçimi ile kabul olunduğu anlaşılmıştır. Mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığından, bu hususta sanık aleyhine bir uygulama yapılmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve Tebliğnamede katılan kurum lehine vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/124 Esas, 2015/39 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.