YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6481
KARAR NO : 2023/142
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/575 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 51 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2018 tarihli ve 14-2015/209690 sayılı, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden onama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; sebep bildirmeksizin kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure ile sanığın uzun süredir sevgili oldukları, suç tarihinde ablası ile tartışması sonucunda evden kaçan katılan mağdurenin sanıkla dışarıda buluştukları ve sanığın evine gittikleri, evde kimse olmadığı, bir gece burada kaldıkları ve cinsel ilişkiye girdikleri iddiası ile kamu davası açıldığı, emniyet ifadesinde rıza ile ilişkiye girdiklerini beyan eden katılan mağdurenin sonraki aşamalarda sanığın zor kullandığı yönünde anlatımda bulunduğu, sanığın rıza ile ilişkiyi kabul ettiği, mahkemece katılan mağdure hakkındaki ruh sağlığı bozulduğuna ilişkin rapor, adli görüşme raporu ve sanık savunması dikkate alınarak reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı gerekçelerle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna yönelik temyiz istemi yönünden; sanığın somut itirazları olmadığından değerlendirilememiş olmakla katılan mağdurenin beyanları, adli görüşme raporu ve sanığın rıza ile ilişki yaşandığına dair savunması gözetilerek sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip, şikayet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulü yerinde görülmüş; ancak katılan mağdurenin soruşturma evresinde alınan ifadesinde şikayetçi olmadığı gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmamıştır.
2. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan erteleme kararı verilmesine ilişkin temyiz istemi yönünden; katılan mağdurenin beyanları ve sanık savunmasına göre suç tarihinde on beş yaşından büyük olup evden kaçan katılan mağdureyi rızası ile yanında tutan sanığın eyleminin katılan mağdurenin velayet hakkına sahip babası …’in duruşmada şikayetçi olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve
2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamıştır,
3. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama ve bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/575 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.