Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6695 E. 2023/1818 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6695
KARAR NO : 2023/1818
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/128 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyizi İstemi
Mahkemenin mağdurenin yaz ayında kimse tarafından görülmeden rızası dışında metruk alana götürülmesinin olağan olmadığı kanaatinin yanlış olduğuna, bölgede hayvancılık yapıldığından köyde olay mevsiminde halkın büyük kısmının bulunmadığına kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Sanık … hakkında olay tarihi itibariyle 17 yaşında olan mağdure … …’ü zor kullanmak suretiyle metruk bulunan boş bir eve götürdüğü ve burada mağdurun eteğini sıyırarak mağdura yönelik cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, sanık …’nın aşamalarda değişmeyen savunmalarında olay tarihinde mağdurenin kendisini cep telefonu ile aradığını ve olay yerine çağırdığını, bunun üzerine kendisinin mağdurenin tarif ettiği boş metruk eve gittiğini, mağdure ile birlikte söz konusu metruk binada bulundukları esnada olay yerine mağdurenin akrabası olan tanık Fahrettin’in geldiğini ve kendisine saldırdığını beyan ettiği, sanığın savunması uyarınca mağdurenin kullandığı ve jandarmayı arayıp olayı ihbar ettiği 0 545 ** ** nolu hatta ait TİB kayıtları istendiğinde, olay günü olay saati olan saat 19.00 öncesinde saat 17.00 ile 18.52 saatleri arasında sanık savunmalarını doğrulayacak şekilde mağdure ile sanık arasında görüşme süresi 387 saniyeye varan 13 adet telefon görüşmesi olduğunun tespit edildiği, yine olay günü öncesinde de mağdure ile sanığın çok sayıda telefon görüşmesi olduğunun tespit edildiği, olay mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, olay mahallinin çevresinde ve özellikle tam karşısında evler olduğu, ayrıca yine metruk binaya yakın bir yerde köy camii olduğu, mağdurenin hiç kimse tarafından görülmeden, yaz ayına rastlayan tarihlerde saat 19.00 sıralarında bulunduğu yerden 10-12 m. ileride bulunan metruk yapıya götürülmesinin olağan bir durum olarak kabulünün mümkün olmadığı, mağdurenin alınan beyanlarında aşamalarda değişmeyen şekilde olay öncesinde herhangi bir kimse ile cinsel ilişkiye girmediğini sanığında kendisine yönelik eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmediğini beyan ettiği, ancak mağdure hakkında düzenlenen adli raporda kızlık zarında önceye dayalı yırtık olduğunun belirtildiği, mağdurenin sanık hakkındaki şikayetini olayın olduğu gün değil olaydan bir gün sonra gerçekleştirdiği, mağdurenin ilk aşamada sanık savunması üzerine kendisine sorulduğunda, telefon kullanmadığını, daha önce kullandığı telefon numarasını ise bilmediğini, sanık ile herhangi bir şekilde telefon görüşmesi yapmadığını beyan ettiği, ancak sanık ile telefon görüşmesi yaptığının TİB kayıtları ile tespit olunması üzerine ise sanık kendisini aradığında telefonu açtığını ancak sanık ile telefonda konuşmadığını beyan ettiği, mağdurenin beyanında kendisini sanığın vücudunun farklı bölgelerinden nitelikli şekilde yaraladığını beyan etmesine rağmen mağdure hakkında düzenlenen adli raporda vücudunda sadece eskiye ait çizik izlerinin bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında, mağdure beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi çelişkili ve tutarsız olduğu, bu haliyle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre sanık ve mağdurenin olay öncesinde sürekli görüştükleri, olay günü mağdurenin teklifi ve rızası ile olay yeri olan boş metruk binada buluştukları, burada sanık …’ın mağdureye yönelik organ sokma boyutuna varmayan bir takım cinsel davranışlarda bulunduğu, sanığın mağdureye yönelik söz konusu eylemleri gerçekleştirdiği esnada tanık Fahrettin’in olayı görmesi üzerine mağdurenin yaşadığı sosyal çevrenin etkisi ve ayıplanma duygusu ile sanığın kendisini zorla söz konusu yere götürdüğü ve kendisine yönelik cinsel saldırıda bulunduğu yönünde şikayette bulunduğu kabul edilmiş, mahkememiz kabulü uyarınca sanık …’ın olay esnasında mağdure ile cinsel ilişkiye girmediği ve söz konusu eylemini 15 yaşını tamamlamış olan mağdurenin rızası ile gerçekleştirdiği dikkate alındığında sanığın üzerine atılı “Çocuğun cinsel istismarı” suçunun unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. ”şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/128 Kararında sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.