Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6821 E. 2023/5818 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6821
KARAR NO : 2023/5818
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/94 E., 2015/81 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık … suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Mahkemece Bakanlık vekilinin katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2013/94 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararı ile;

a.Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

b. Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2018 tarihli ve 14-2015/257058 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Mahkemece hata hükümlerine dair beyanlarının dikkate alınmadığına, mağdurenin kendisini suça sürüklenen çocuğa on altı yaşında olarak tanıttığına, mağdurenin fiziki görünümünün de iddialarını desteklediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Davaya katılma taleplerinin reddedildiğine, alt sınırdan hapis cezalarına hükmedildiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Süre tutum dilekçesinde usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilen karara karşı gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece ” SSÇ … ile mağdur …’ ın olay tarihinden yaklaşık 5-6 ay öncesine dayanan duygusal arkadaşlık ilişkileri olduğu, mağdur …’ ın 29/01/2013 tarihinde saat 12.30 sıralarında evden ayrılarak … Parkında SSÇ ile buluştukları, sonrasında birlikte SSÇ … ile annesi sanık …’ın ikamet ettikleri eve gittikleri, ilk olarak sanık …’ın suça sürüklenen çocuk … ile mağdur …’ın birlikte evde kalmalarına müsaade etmediği, mağdureyi evine göndermeye çalıştığı fakat SSÇ ile mağdurenin birbirlerini sevdiklerini ve gitmek istemedikleri söylemeleri üzerine istememesine rağmen evde kalmalarına müsaade etmek zorunda kaldığı, SSÇ ile mağdurenin ayrı ayrı odalarda kalmasına bu şekilde rıza göstermek durumunda kaldığı, suça sürüklenen çocuk … ile mağdur …’ın olay tarihinde birlikte ikamet ettikleri evde bir kez cinsel ilişkiye girdikleri…” ve ”Sanık …’ın SSÇ … ile mağdur …’ın aynı odada kalıp cinsel ilişkiye girdikleri konusunda herhangi bir bilgisinin bulunduğuna, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk …’ın fiiline doğrudan doğruya veya iştiraken katıldığına dair cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin, inandırıcı, somut delil veya delillerin elde edilemediği anlaşıldığından, sanık …’ın 5271 Sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine…” şeklindeki kabul ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, suça sürüklenen çocuk hakkında ise atılı suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Deliller; sanık … suça sürüklenen çocuğun savunmaları, mağdure ile katılan beyanları, tanık anlatımları, Nazilli İlçe Devlet Hastanesinin 04.02.2013 tarihli raporu, … Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalının 05.02.2013 tarihli raporu, adli raporlar ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması ile tüm dosya içeriği nazara alındığında olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Nazilli (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2013/94 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenlerle Nazilli (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2013/94 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.