Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6888 E. 2023/3409 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6888
KARAR NO : 2023/3409
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 6’şar yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ***’in, katılan mağdureyle aynı köyde ikamet ettiği ve komşuları olduğu, 2013 yılı sonbahar aylarında katılan mağdurenin tam olarak tarihi hatırlayamadığı tarihte sanık …’in evlerinin altında bulunan ardiyeden katılan mağdureye seslendiği, elindeki tornavida vs. aletleri göstererek “Bunları amcana götür” dediği, katılan mağdurenin söz konusu aletleri almak için sanığın içerisinde bulunduğu ardiyeye girdiğinde sanığın ani bir hareketle katılan mağdurenin ağzını eliyle kapatarak, kapıyı içerden kilitlediği ve daha sonra katılan mağdurenin arkasına geçen sanığın kendi pantolonunu indirip cinsel organıyla katılan mağdurenin arkasını sürtünmeye başladığı, 2-3 dakika kadar sürtündükten sonra sanığın, katılan mağdureyi bırakıp yan tarafta bulunan ocak alanına doğru boşaldığı, katılan mağdureye “Ben bundan kurtulurum, sen kurtulamazsın, birşey söylersen seni öldürürüm.” şeklinde eylem sonrası tehdit içerikli sözler söylediği, katılan mağdurenin kapıyı açarak olay yerinden kaçtığı, mağdurenin değişmeyen beyanları, sanığın inkara yönelik savunması, katılan mağdureye ait Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 06.06.2014 tarihli rapor, Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.06.2014 tarihli rapor, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 26 Kasım 2014 tarihli rapor tüm dosya kapsamıyla, her ne kadar sanık savunmalarında Sinpaş Yapı Endüstrisi Anonim Şirketinde İstanbul’da işçi olarak çalıştığını ve köye 3-4 ayda bir gidip geldiğini savunmuş ise de 05.06.2014 tarihli avukat huzurunda Jandarma’da vermiş olduğu ifadeyle Kdz. Ereğli 1. Sulh Ceza Mahkemesince 05.06.2014 tarihinde alınan beyanında İstanbul’da çalıştığını bildirdiği, ancak işten ayrıldığı, 2013 Ekim ayının 12’sinden önce bayramlarda, fındık toplama zamanlarında ve zorunlu hallerde köye geldiğini açıkca bildirdiği, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu sabit olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2014 tarihli iddianamesi ile tehdit suçundan açılan kamu davasıyla ilgili olarak sanık hakkında karar verilmemiş ise de dava zamanaşımı süresi içinde bu hususta mahkemece hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

2. Hükümlerden sonra 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının, infaz aşamasında nazara alınması, mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, karar hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.