YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7425
KARAR NO : 2023/6602
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/283 E., 2015/123 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2013/283 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın korkusu yüzünden mağdurenin olayı geç intikal ettirdiğine, beraat kararının delil ve dosya kapsamına uygun olmadığına ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme sonucunda verildiğine ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “…Müdahil mağdurenin 2013 yılı Haziran ayının 2. haftasında sanığın benzer şekilde evlerine götürdüğü, mağdurenin evden ayrılmak istemesi üzerine sanığın buna izin vermeyip kapıyı kilitlediği, bilahare mağdureyi sevdiğini söyleyerek öpmye başladığı, tokatla vurarak mağdurenin üzerindeki kıyfetleri çıkardığı ve fiziki olarak mağdureden güçlü olmasını da kullanıp kendi odasında bulunan yatağa yatırmak suretiyle vajinal yoldan zorla cinsel ilişkide bulunduğu, bu ilişkinin belirtilen tarihte saat 13:00 ‘ten sonra gerçekleşip mağdurenin yaşamış olduğu tecavüz olayını sanığın cinsel ilişki eylemini ailesine anlatacağı biçimindeki söylemi sonrasında sanığın üzerinde kurduğu baskı ve tehdit nedeniyle koruyucu ailesine anlatamadığı, bu olaylara bağlı olarak psikolojikyönden sıkıntı yaşayıp tıbbi destek aldığı, intihar girişiminde bulunduğu, sanık ile bu olaydan sonra bir daha ilişkiye girmediği, fakat sanığın kendisini tehdit etmesi nedeniyle konuşup görüşmeye devam ettikleri, Temmuz ayının 8’inde de ayrıldıkları, sanığın kendisinin üniversiteye gitmesini istemediği fakat üniversiteye gitmeye karar verdiği için ayrıldıkları, sanık ile ayrıldıkları tarih olan 9 Temmuz’dan sonra sanığın kendisini birkaç defa telefonla aradığını, görüşmelerinin olduğu iddiası na, müdahilin koruyucu annesi tanık …’ın ‘2013 yılının yıl başlarında müdahilin sanık ile arkadaşlık yaptığını kendilerine söylediğini, ancak 2013 yılı Eylül ayı içerisinde sanığın müdahile kıskançlık ile sınava girmemesi konusunda baskı yaptığını anlattığını, müdahil ile sürekli birlikte olduğunu, psikolojik rahatsızlığı olduğunu Mart Nisan aylarında anladığını, 2013 yılı Kasım ayında müdahil ile konuştuğunda müdahilin kendisine sanığın evinde sanık ile aynı odada kaldıklarını ve sanığın müdahile zorla sahip olduğunu, cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını, bunun üzerine müdahilin devlet hastanesine giderek muayene olduğunu ve Kasım ayı başlarında polise durumu bildirdiklerini, arkadaşlıkları süresince sanığın evlerine 2013 yılbaşından sonra bir defa geldiğini, 2013 yılı Kasım ayından önce …’nın bir arkadaşının telefonunu kullandığını daha sonra babasının adına kayıtlı bir telefon kullanmaya başladığını, …’nın sanıktan ne zaman ayrıldığını hatırlamadığını, Temmuz ayı gibi …’nın kendisine gelip sanık gelip sana bizimle ilgili bir şey söylerse inanır mısın diye sorduğunu, …’ya hayır inanmam dediğini, daha sonra sanığın …’yı arkadaşlık ilişkisi konusunda tehdit ettiğini, bu sebeple olayları anlatamadığını daha sonra kendisine söylediğini, …’nın sanıktan ayrıldıktan sonra başka bir erkek arkadaşıyla ilişkisi olup olmadığını bilmediğini, Temmuz ayının başında sanık ile oğlu … … … arasında olay olduğunu öğrendiklerini, bu durumu kendilerine oğlu …’ın söylediğini, sanığın oğlunu tehdit ettiğini, bunun üzerine kocası ve oğlunun karakola giderek müracaatta bulunduklarınıı” ifade etmesi karşısında itibar edilmememiş, sanığın tokat vurarak 17 yaş içerisindeki mağdureye cinsel saldırıda bulunduğuna dair bir delil elde edilememiştir.
ATK Denizli şube müdürlüğünün 05.11.2013 tarihli raporunda; mağdurenin yapılan muayenesinde… Hymen anüler yapıda olup açıklığın 2 cm olduğu , serbest kenarlarda saat 5 hizasında kaideye uzanan etrafında beyaz nedbe dokusu olan yırtık olduğu, saat 9 ve 12 hizasında kaideye uzanmayan doğal çentikler olduğu, Hymende tanımlanan deflorasyonun muayene tarihi itibariyle 10 gün ve daha önceki bir zaman diliminde normal cesamette, ereksiyon halinde bir penis veya sair bir cismin duhulü ile husülünün mümkün olduğu belirtilmiştir.
Denizli 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/571 E., 2014/181 K. sayılı dosyasında; suç tarihi 09.07.2013 olacak şekilde sanık … ve … nın ağbisi … … … hakkında ikiside müşteki sanık olacak şekilde basit yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından yargılandıkları, …’nın koruyucu ailedeki abisinin … ile arkadaşlık ettiği için sanıkla tartıştığı ve yaraladığı sanık … … nin de bu eylemden sonra mesaj yoluyla tehdit eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına ve HAGB kararı verildiği kararın kesinleştiği görülmüştür.
Denizli C.Başsavcılığının 2013/17649 soruşturma, 2013/10576 karar sayılı soruşturma dosyasında; mağdurenin sanığın 07.07.2013 tarihinde kendisini ‘eğer bu sene bensiz üniversiteye gidersen sana da ailene de zarar veririm yapacaklarımı görürsün’ şeklinde tehdit ettiğinden bahisle 09.07.2013 tarihinde karakola müracat ettiği ve soruşturma sonunda sanık … hakkında 30.07.2013 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına karar verlidiği görülmüştür.
Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, olaya ilişkin herhangi bir görgü tanığının olmadığı, sanığın uyğuladığı iddia edilen darpa dair de bir delil bulunmadığı, mağdurenin zorla gerçekleştirildiğini iddia ettiği cinsel istismar eyleminden yaklaşık 5 ay sonra 04/11/2013 tarihinde kolluğa müracaat ettiği, mağdurenin bu kadar geç müracaat etmesinin sebebi olarak da sanığın kendisini sürekli olarak tehdit ettiğini ve ailesinin olaydan haberdar olmamasını gösterdiği, ancak 2013 yılının yıl başlarında müdahilin sanık ile arkadaşlık yaptığını koruyucu ailesine söylediği, ancak dosyaya alınan Denizli C.Başsavcılığının 2013/17649 soruşturma numaralı soruşturmada mağdurenin sanığın kendisini tehdit ettiğinden bahisle 09/07/2013 tarihinde kolluğa müracaat ederek sanık hakkında şikayetçi olduğu, bu şikayet tarihinin cinsel istismar tarihinden sonra ve cinsel istismara yönelik ifade vermesinden yaklaşık 3 ay önceki bir tarih olduğu, bu ifadelerinde mağdurenin sanık tarafından kendisine cinsel istismarda bulunulduğuna ve hürriyetinden yoksun bırakıldığına dair herhangi bir beyanının da mevcut olmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçları işlediğine dair müdahil mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyeti gerektirir nitelik ve yeterlilikte delil elde edilemediği kanaatine varılmıştır.
Yukarıdaki açıklanan gerekçelerle birlikte; yine sanığın savunmaları ve müdahilin koruyucu annesi tanık …’ın ‘2013 yılının yıl başlarında müdahilin sanık ile arkadaşlık yaptığını kendilerine söylediğini,……’nın sanıktan ayrıldıktan sonra başka bir erkek arkadaşıyla ilişkisi olup olmadığını bilmediğini’ ifade etmesi karşısında mevcut doktor raporundaki bulgular, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediğine dair müdahil mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyeti gerektirir nitelik ve yeterlilikte bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği hukuki ve vicdani kanaatine varılmıştır, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2013/283 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.