YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7468
KARAR NO : 2023/167
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/478 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma ve … … suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.12.2018 tarihli ve 14-2015/241105 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; sanığın eylemlerinin katılanlara yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile katılan …’ya yönelik ise … … suçunu oluşturduğu halde mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nin, katılan …’nun öz annesi olduğu, sanığın ise katılan …’nun bir dönem arkadaşlık yaptığı eski erkek arkadaşı olduğu, 08.06.2014 tarihinde katılanların evlerinden dışarı çıktıkları sırada sanığın katılanların yolun üzerinde bulunan durakta beklediği ve ardından katılanların peşlerine takılarak takip ettiği, 09.06.2014 günü saat 12:00 sıralarında katılanlar ikametlerinde iken sanığın uzun uzun kapı zilini çaldığı, katılan …’nin kapıyı açmadan camdan aşağı baktığında sanığın kapı ziline bastığını gördüğü ve sanığa “burada ne işin var ne istiyorsun” dediği, sanığın da ısrarla … ile konuşmak istediğini söylemesi üzerine katılan …’nin polisleri aradığı, sanığın katılan …’nun kardeşi olan …’un cep telefonuna katılan …’nun kendisiyle konuşmasını ve telefonunu açmasını isteyen mesajlar gönderdiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; … … suçu açısından katılan ile sanığın öncesine dayalı arkadaşlıkları olduğu, o arkadaşlık dönemine ait sevgisini ve aşık olmasını anlatan yazı bırakmasının … … olarak değerlendirilemeyeceği, “seni seviyorum” içerikli yazıların … … niteliğinde olmadığı, bu mesaj kağıtlarının bu haliyle … … suçunu oluşturmadığı, katılanın beyanı ve bu yazılı kağıtlar dışında sanığın … … suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, kesin ve somut kanıta ulaşılamadığı ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise suçun oluşabilmesi için özel kasıt ve devamlılık olması gerektiği, sanığın rahatsız etme kastıyla değil arkadaşlığının sonlanmaması için konuşma kastıyla hareket ettiği, rahatsız etme davranışının ısrarlı ve sürekli olmasına ilişkin unsurun da görülmediği, olayda sanığın sadece katılan … ile konuşmak isteğinin olması, bu amaçla gelmesinin ve kendisine ulaşamayınca kızkardeşinin telefonuna kendisiyle konuşmasını ve telefonunu açmasını istemeyen mesaj göndermesinin suç kastını göstermediği, böylece kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden suçun unsurları oluşmadığından ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamede bozma isteyen düşünceye aynı gerekçeyle iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve
2014/478 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.