Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/8764 E. 2023/2413 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8764
KARAR NO : 2023/2413
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.04.2019 tarihli ve 2015/337252 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafii Av. …’ın temyiz istemi, sanık ile katlan arasında husumet bulunduğuna, olay günü aralarında boğuşma olduğunun yalan ve iftira olduğuna, Mahkemenin eksik inceleme yaptığına, teşebbüs maddeleri uygulanırken alt sınırdan indirim yapılmamasına, indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine, kararın bozulmasına ilişkindir.

2. Sanık müdafii Av. …’in temyiz istemi, katılanın soyut iddialarından başka inandırıcı ve kesin delil olmadığına, sanıkta herhangi tırnak izi, sıyrık, çizik olmadığına, verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ev halkının bahçede çalıştığı sırada eve gittiği, evde yalnız olan katılana cinsel amaçla saldırdığı, dudağından öpmeye çalıştığı, bu esnada katılanın sanığın dudağını ısırarak kanattığı, sanığın bağıran katılanın ağzını kapatmaya ve üzerindeki kıyafetleri çıkarmaya çalıştığı, tarafların bir müddet boğuştukları, katılanın sanığın elinden kurtulması üzerine sanığın olay yerinden koşarak kaçtığı, çalıştığı ailesinin yanına döndüğü, kendisine dudağını soranlara dikenli tele takıldığını söylediği, bir müddet sonra kendisini ziyaret ederek olayı öğrenmek isteyen kardeşine ise gün içerisinde eve hiç gitmediğini söylediği, sanığın suçu kabul etmeyerek katılanın kendisine saldırarak dudağını ısırdığını ve kendisinin katılanın elinden kurtulmak için boğuştuğunu beyan ettiği, sanığın savunması, dinlenen tanık anlatımları, katılan beyanları, adli raporlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiş ve hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, olay tarihinde evde başka bir kişi bulunmadığı sırada başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde katılanın aşılabilir direnişi dışında ciddi bir engel neden olmaksızın, katılanı zorla öptükten sonra yere yatırıp yüzüne bastırmaktan ibaret eylemine kendiliğinden son verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükmü gözetilerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği, ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.