Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/8792 E. 2023/6768 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8792
KARAR NO : 2023/6768
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/373 E., 2015/219 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/373 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı değişiklikten sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Kararın hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen adlî raporun yetersiz ve kısa sürede düzenlendiğine, re’sen göz önüne alınacak sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebebi
Suça sürüklenen çocuğun beyanlarıyla sabit olduğu üzere suça sürüklenen çocuğun cinsel organını tam olarak mağdurun anal bölgesine soktuğuna, mağdurun zihinsel engelli olduğuna ve yüzde doksan iki özür durumunun bulunduğuna, suça sürüklenen çocuğun cezaî ehliyetinin Adlî Raporlarla tam olduğunun tespit edildiğine, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki sonuçlarını anlama ve algılama bu fiille ilgili davranışlarını yeterince yönlendirme yeteneğinin geliştiğine, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunması sebebiyle cezada arttırım yapılması gerektiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece” Olay tarihinde Suça Sürüklenen Çocuk ve Mağdurun Erkek Yetiştirme yurdunda kaldıkları ve birbirini tanıdıkları, Suça Sürüklenen Çocuğun mağdura banyo yapmayı teklif ettiği, mağdurun bunu kabul ettiği, banyada mağdur beyanına göresuça sürüklenen çocuğun kendisine soyarak arkasından organ sokmak sureti ile cinsel istismar suçunu işlediği, durumun başka çocuklarca fark edilip nöbetçi yetkiliye haber verilmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, nöbetçinin olay yerine gittiğinde mağdurun çıplak suça sürüklenen çocuğunda pantolonunun inik olduğu halde gördüğünü, Suça Sürüklenen Çocuğun suçlamayı kabul ettiği, pişman olduğunu savunduğu, mağdurun alınan raporlarına göre, olay karşısında kendisini ruhen ve bedenen savunabilecek psikobiyolojik gelişimin içinde olmadığının bildirildiği, Suça Sürüklenen Çocuk hakkında Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir zeka geriliği ya da çocukluk dönemi psikopatolojisi saptanmadığı, dava dosyasının tetkikinde suçun işlenişi esnasında davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren psikopatolojik unsura rastlanmadığı, bu hali ile Suça Sürüklenen Çocuğun olay tarihinde mağdura yönelik eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu algılama ve fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun raporla sabit olması karşısında Suça Sürüklenen Çocuğun katılan mağur … e yönelik vucüduna organ sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunmak suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun eylemi sırasında 15-18 yaş grubu içinde olması nedeni ile hakkında verilen cezadan 1/3 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak suça sürüklenen çocuk hakkında 5328 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile değişik 5237 Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçelerle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, suça sürüklenen çocuk savunmaları, mağdur beyanları, tanık anlatımları, doktor ve adlî tıp raporları ile polis tutanaklarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
Katılan mağdurun aşamalardaki anlatımları, suça sürüklenen çocuğun savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan mağdur hakkında Antalya Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tek hekimle 19.02.2015 tarihinde düzenlenen rapor içeriğinin yetersiz olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece mağdurun dava dosyasıyla birlikte Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan veya Yükseköğretim Kurumları ya da birimlerinde adı geçen ihtisas kurulu ölçütlerine göre içinde en az bir adlî tıp uzmanı ile bir çocuk psikiyatristinin zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak bir heyete sevki ile mağdurun iddianamede geçen eylemle ilgili suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, tespit edilen zekâ durumunun kendisine yönelik cinsel eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı, varsa mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, eyleme karşı beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı hususlarında yeniden rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/373 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.