YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8958
KARAR NO : 2023/95
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin,15.07.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, ceza miktarının yüksek olduğuna, erteleme ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Mağdur …’ın … isimli işyerinde 7 yıl kadar süreden beri aşçı yardımcısı olarak, sanığın ise, aynı işyerinde 30.03.2011 tarihinden itibaren şöför olarak çalıştığı, sanığın bu işyerinde çalışmaya başlamasından sonra aynı mahallede oturmaları ve aynı işyerinde çalışmaları nedeniyle …’ın sanığın aracına binerek işe gitmeye başladığı, bu süreç içerisinde iki tarafın aile olarak da görüşmeye başladıkları, birkaç ay sonrasında sanık ile mağdur arasında arkadaşlığın ilerlediği, dosya içine alınan telefon kayıtlarından da anlaşıldığı üzere 02.01.2013 ile 30.10.2014 tarihleri arasında çok sayıda görüşme ve mesaj kaydının bulunduğu, Telekominikasyon İletişim Başkanlığından temin edilen kayıtları, savunma ve beyanların genel olarak değerlendirilmesinden anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunması, mağdurenin beyanı, telefon kayıtları ve dosya kapsamı göz önüne alındığında mağdurenin, sanığın kendisine duyduğu ilgiye sınırlı olarak karşılık vermekle birlikte sanığın zaman içerisinde mağdureye duygusal bir tutkuyla bağlandığı, mağdurenin sanıktan uzaklaşmak istediği, 2014 yılı Kasım ayından itibaren sanığı engellemeye çalıştığı, bu nedenle telefon numarasını da değiştirdiği, irtibat kurmaktan kaçındığı kanaatine varılmıştır.
3. Mağdurenin sanık ile irtibat kurmayı istememesine karşın bu tarihten sonrasında ısrarla mağdureye ilgisini dile getirdiği ve iletişim kurmaya çalıştığı, işyerinde çalışan … isimli şahıs ile görüştükleri yönündeki dedikoduyu duyduğunda mağdureye kıskançlık gösterdiği, mağdureyi takip etmekte olduğu, 2015 yılı Ocak ayı içinde kesin olarak tespit edilemeyen bir günde saat 18:30 sıralarında iş çıkışında mağdurenin üzerini değiştirmek için soyunma odasına gittiğinde, lambayı yaktığında kapının arkasında sanığın olduğunu gördüğü, sanığın mağdurenin üzerine gelerek duvara sıkıştırdığı, elleriyle göğüslerini okşamaya başladığı, mağdurenin sanığı eliyle ittiği, bağırıp çağıracağını herkesi buraya toplayacağını söylediği, sanığın bağırıp çağırırsan kendi çağırdı beni buraya derim şeklinde sözleri sarf ettiği, mağdurenin soyunma odasından kaçarak uzaklaştığı, devam eden günlerde mağdurenin psikolojisindeki değişikliklerin, sıkıntıların çevresindeki yakınları tarafından da gözlemlendiği, sanığın mağdureye yönelik ilgisine ilişkin ısrarlı tavırlarını devam ettirdiği,
4. 28.02.2015 Cumartesi günü sanığın sabah saat 06:30 sıralarında işyerine giderek soyunma odasında mağdureye ait dolabın içine yazdığı kağıdı bıraktığı , yazdığı mektup mahiyetindeki kağıtta “Merhaba, ben sana değer verdikçe uzaklaştın benden, niye böyle yapıyorsun söyle, sen böyle yaptıkça ben daha bağlanıyorum bunu bil tamam mı, sen benim herşeyimsin, bunu biliyon demi, beni yokmuş gibi görüyorsun, hiç umursamıyosun, bana böyle yaparsan benim aklımdan herşeyler geçiyo, beni eşinden ayrı görmeceksin tamam mı, yoksa her gördgüm yerde her zaman ellerim her yerine ben senin sı.tığın
b.kuna kurban olurum biliyon bunu, canım bak sana neler yapacağımı sölüyorum önce dudaklarından başlıcam emicem, sonra göğüslerini emicem sonra göbeğini yalıcam ondan sonra a…ına dil darbesi atıcam, ondan sonra g….t deliğini yalıcam ben senin hiç birşeyinden yirenmem tamam mı, sen bana böyle
davranırsan bunları yapıcam emin ol ya evinde ya da dışarda biliyon kafama koyduğumu yaparım. Ben senin yoluna baş koydum, yolunda öleceğimi biliyon, bana ardımı dönme, yüzün gülsün daima, öyle olmanı istiyorum tamam mı, güzelim yüzün gülsün, seni düşünmekten kilo alıyorum, yemek fazla yemem bilirsin sıkıntıdan şişiyom beni üzme bende seni üzmeyeyim tamam mı badem gözlüm” şeklinde ifadelere yer verdiği, sanığın daha sonra mağdurenin bindiği servis aracına bindiği, işyerine geldiklerinde “Dolabına mektup bıraktım bunu oku.” dediği, mağdurenin dolaptan mektubu alarak okuduğu, çalışma arkadaşı …’ye gösterdiği,
5. 02.03.2015 günü mağdurenin sabah saat 07:50 sıralarında işyerine giriş yaptığı sırada merdivenlerden giderken kameraların bulunmadığı ortamda sanığın gelerek mağdurenin bir eliyle ağzını tuttuğu, diğer eliyle kalçalarını okşamaya başladığı, mağdurenin sanığı iterek kurtulduğu, mağdurenin bunun sonrasında işyeri çalışanlarından …’den fare gördüğü korktuğu mazeretiyle refakat etmesini isteyerek onun eşliğinde çalıştığı birime geçtiği, durumu çalışma arkadaşı …’ye anlattığı, mağdurenin bu süreç içinde yaşadığı sıkıntıları, sanığın eylemlerini, görümcesi (eşinin kardeşinin eşi) …’e anlattığı bunun sonrasında yaşanılan olayları…’ın eşi …’ye anlatmaya karar verdikleri, mağdurenin …’ye yaşadıklarını sınırlı olarak anlattığı,
6. 03.03.2015 günü mağdurenin işyerine…’in kardeşi …’ün sevk ve idaresindeki araç ile araç içinde…, …’de olduğu halde gittiği, araç ile mağdureyi işyerinin önüne bıraktıkları, araç ile dönerek çıkacakları esnada sanık …’un geldiği minübüsten inerek karşı tarafta mağdurenin bulunduğu yere geçtiği, araç ile dönüş yaptıkları esnada … sanığın, mağdurenin yanında olduğu görünce, …’den aracı mağdur ile sanığın bulunduğu yere çekmesini istediği, sanığın mağdurenin önüne çıktığı esnada …’nin araçtan inerek sanığa saldırdığı, …’de olmak üzere birlikte sanığa darp ettikleri, olayın polis merkezine yansıması sonucunda yaşanan olayların ortaya çıktığı, dosyadaki tüm savunma, mağdure beyanı ve tanık beyanlarının değerlendirilmesiyle sabit görülmüştür.
7. Sanığın yukarıda belirtildiği şekilde Ocak 2015 ve 02.03.2015 tarihlerinde mağdureye yönelik gerçekleştirdiği eylemlerinin oluş şekli itibariyle ani ve kesiklik gösteren hareketleri aşan boyutta süreklilik içerecek şekilde cinsel arzuları tatmine yönelik eylem icrası olduğu, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası (1). cümlesi kapsamında basit cinsel saldırı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, ancak yargılama sırasında mağdur, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğinden müsnet suçun takibinin şikayete bağlı olması karşısında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi gereğince düşmesine karar vermek gerekmiştir.
8. Sanığın 28.02.2015 tarihinde yazdığı cinsel taciz niteliğinde sözleri içeren mektubu mağdurun soyunma odasındaki dolabının içine koyduğu, mağdurun mektubu okuduğu, sanığın mektup içeriğinde yer verdiği ifadeleri cinsel taciz suçunu işlediği sabit görülmüş, cinsel taciz eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak nedeniyle icra edilmesi nedeniyle kovuşturulması şikayete tabi nitelikte olmadığından sanığın cinsel taciz suçundan eylemine uyan 6545
sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına, eylemini aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle icra etmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesi gereğince ek savunma hakkı verilerek 5237
sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince cezasından artırım yapılmasına karar vermek gerekmiş, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen artırım nedenleri birden fazla uygulanamayacağı gibi eylemin posta aracı kılınarak sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle icra edilmemiş olması itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen koşulların da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
9. Sanık hakkında cinsel taciz suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep olunmuş ise de ; sanığın mağdurun dolabına koyduğu mektup içeriğinde yazılan sözlerin haricinde , mağdura duygusal yakınlık duyan sanığın yaşanan tüm süreç içinde mağdura cinsel taciz niteliğinde ve mahiyetinde eylem ya da eylemlerin varlığına ilişkin kesin, sabit bir husus bulunmadığından sanık hakkında koşulları bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması söz konusu olmamıştır.
10. Sanığın geçmişte kasıtlı suçtan bir mahkûmiyetinin bulunmadığı ve eylemin maddi zarar oluşturacak nitelikte olmadığı anlaşılmakla birlikte; yoğun bir kast ile eylemini gerçekleştiren sanığın suç işlemekte gösterdiği cüretkar tavrıyla sergilediği kişiliği, tutum ve tavrı gözönüne alındığında sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat edinilmediğinden 5728 sayılı Kanun ile değişik, 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygun görülmeyerek 5271 sayılı Kanun’un oluşan vicdani kanaat ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiin Temyiz Sebepleri Yönünden:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Kısa kararda 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının sehven gösterildiği ve sonuç ceza miktarının doğru hesaplandığı anlaşıldığından bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararı sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.