YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9103
KARAR NO : 2023/914
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/287 Esas, 2015/530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteminde özetle: Sanığın şikayetçiye sarkıntılık yapmadığı, istem dışı bir temas olmuşsa dolmuşun kalabalık olmasından dolayı olabileceği, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunu kapsadığı, dolmuşta yaşanan olayın suçu nitelikli hale getirmeyeceği, şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiği, hukuki vasıflandırmanın yanlış olduğu, kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 2015 yılı Ocak ayından başlayarak intikal tarihine kadar şikayetçi okula gitmek için dolmuşa bindiğinde, sanığın kendisinin yanına oturduğu, elleri ile bacaklarına dokunduğu, sanığı uyardığında kendisinden uzaklaştığı, daha öncesinde de durumu babasına söylediği, muavine de söylediği, olay tarihinde de sanığın kendisi ile aynı dolmuşa binerek yine yanına oturduğunu, vücudunu kendisine yaslayarak camla kendisi arasında sıkıştırdığını, bu esnada bir elini kendi önüne bir elini de bacaklarına atarak bacaklarına dokunmaya çalışması üzerine kendisinin sanığa “Ne yapıyorsun” diye kızarak ayağa kalktığını ifade ederek şikayetçi olmuştur.
2. Gerçekleşen eylemde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, her ne kadar şikayetçi şikayetinden vazgeçmiş ise de nitelikli cinsel saldırı suçunun takibinin şikayete bağlı olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 6545 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmış ise de, bu maddenin kanun gerekçesinden de anlaşılacağı üzere suçun yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde sanığın cezasında artırım yapılabileceği, söz konusu olayda ise suçun dolmuşta işlenmesinden dolayı toplu olarak birarada yaşama koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.
2. Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturup, şikayete tabi olduğu, duruşmada ve hükümden sonra şikayetçinin dosyaya sunduğu 10.07.2015 tarihli dilekçe ile mevcut şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/287 Esas, 2015/530 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.