YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9186
KARAR NO : 2023/6102
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/428 E., 2015/345 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2288 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2013/428 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun eylemleri çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı ve aynı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.04.2019 tarihli ve 14-2015/356675 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebebi
Suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin olup olmadığına dair soruşturma ve kovuşturma safhalarında alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğu, bu konuda ehil olan tıp fakültelerinden oluşturulacak uzman heyetten rapor alınması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece ”SSÇ …’nün katılan …’i bisikletle gezdireceğini söyleyerek katılanı boş bir inşaat alanına götürdüğü, orada ağzını kapatıp iç çamaşırını indirerek zorla poposuna cinsel organını sokmak suretiyle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve bu şekilde katılanı rızası dışında orada tutarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kanaatine varılmış ancak SSÇ …’nün mahkememiz tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan aldırılan 28/05/2015 tarih ve Karar No:1139 sayılı rapora göre, SSÇ …’nün 29/11/2012 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğuna ilişkin rapor tanzim edilmiş olduğu, Edirne Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12/12/2012 ve 05/08/2013 tarihli raporunda her ne kadar SSÇ’nin işlediği fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatini bildirir rapor tanzim edilmişse de yargılama sırasında kurul tarafından hazırlanan ve daha kapsamlı bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu’nun 30/06/2014 tarih ve Karar no: 3627 sayılı raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan aldırılan 28/05/2015 tarih ve Karar No:1139 sayılı raporlarında SSÇ’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu yönündeki raporlarına itibar edilerek TCK.nun 32/1. Maddesi gereği ve aynı kanun 57/1 maddesi uyarınca SSÇ …’nün koruma ve tedavi altına alınmasına…” şeklinde kabul ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükümler tesis edilmiştir.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Savunma, katılan mağdur ve annesi olan katılan …’ın beyanları, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin 14.06.2013 tarihli raporu, Edirne Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.12.2012 ve 05.08.2013 tarihli raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 20.03.2013 ve 29.08.2013 tarihli bilirkişi raporları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.06.2014 ve 07.07.2014 tarihli raporları, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulunun
28.05.2015 tarihli raporu, sosyal inceleme raporu, doktor raporu ile kolluk kuvvetleri tarafından tutulan araştırma tutanakları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun’un109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrasında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında belirtilen 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen suça sürüklenen çocuğun mahkeme sorgusunun yapıldığı 21.03.2014 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermek gerekmiş, belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulunun 28.05.2015 tarihli raporuna göre suç tarihinde on üç yaşında olan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmediğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilerek 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 7 nci maddesi gereğince aynı Kanun’un 5 inci maddesinde sayılan koruma tedbirlerinin tatbiki hususunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2013/428 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2013/428 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.