Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/92 E. 2021/2230 K. 13.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/92
KARAR NO : 2021/2230
KARAR TARİHİ : 13.04.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarında, suçun mağduru olan ve duruşma gününü bildiren davetiye 01/12/2015 tarihinde kendisine tebliğ edilen Hazinenin vekili aracılığıyla 02/12/2015 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu ancak bu hususta mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince müşteki Hazinenin davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olmasına rağmen 5271 sayılı CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki ”Suçu işlediğinin sabit olmaması” ile “223/2-e” İbarelerinin sırasıyla “Suçu işlemediğinin sabit olması” ve “223/2-b” şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun konusunun sadece para ile sınırlandırılması karşısında, para yerine geçen kıymetli evrak, altın veya sair menkul kıymetler madde kapsamında bulunmadığından, kanunilik ilkesi gereğince yorum veya kıyas yoluyla bir eşyanın kazanç elde etmek amacıyla ödünç verilmesi suçun konusunu oluşturmayacağından, sanığın beraati yerine yanılgılı değerlendirme ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.