YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10123
KARAR NO : 2023/558
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/537 Esas, 2014/658 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/537 Esas, 2014/658 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/22036 Esas, 2021/7707 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden değişen kanuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/737 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine, suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına, takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, ve re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanık …’un olay tarihinde arabayla takip ettiği müşteki … ve hakkında dosyada kesinleşmiş hüküm bulunan mağdur …’ye hitaben “Güzel kızlar” dediği, yürümeye devam eden mağdur ve müştekinin önlerinde aracıyla tekrar durduğu, müştekilerin ne istediğini sormaları üzerine “Ne isteyebilirim ki gideceğiniz yere kadar bırakayım güzel kızlar” şeklinde sözler söyleyerek sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği anlaşılarak sabit kabul edilmiştir.” kabul edilmiştir
IV. GEREKÇE
Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunu’na 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/737 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde
görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.