Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/10530 E. 2023/917 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10530
KARAR NO : 2023/917
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2017/4966 Esas, 2021/3840 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden değişen kanuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2021/430 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık lehine delillerin toplanmadığına, suçun işlendiği belirtilen saatin atılı suçu işlemeye müsait olmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına, ve diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Olay günü saat 21:30 sıralarında katılanın kalmakta olduğu Üniversite yurdundan çıkarak arkadaşının evine gitmek için yaya bir şekilde … parkına giriş yaptığı, parkın girişinde bulunan simit tezgahının yanında arkadaşları ile beklemekte olan sanığın, katılanın tam yanlarından geçtiği esnada katılana hitaben ‘Ben böyle bir seksilik görmedim’ şeklinde laf attığı, katılanın bu sözler üzerine hemen ileride bulunan polis noktasına giderek durumu anlatıp şikayetçi olduğu, katılanın polislerle birlikte simit tezgahının yanına giderek sanığı teşhis ettiği, her ne kadar sanık atılı suçu işlemediğini iddia etmekte ise de, katılanın sanığın yanında başka kimseler olmasına rağmen onları değilde sanığı göstermesi, katılanın sanığı daha önceden tanımaması, iftira atması için somut bir nedenin bulunmayışı, katılanın sanığı kesin olarak teşhis etmiş olması, nazara alındığında savunmalarına itibar edilemeyeceği mahkememizce sabit kabul edilerek,
Sanığın suç tarihinde yolda yürüyen katılana cinsel saikle müsnet sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği kanaatine varıldığından sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, suç kayıtlarına yansıyan suça eğilimli kişiliği, mükerrir oluşu, olay yerinin herkese açık park alanı olması, suçun işlendiği saat, eylemin katılan üzerindeki etkisi dikkate alınarak sanığın tercihen hapis cezası ile ve alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına” şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama istinaden mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2021/430 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.