Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/10660 E. 2022/12302 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10660
KARAR NO : 2022/12302
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.02.2008 tarihli ve 2006/685 Esas, 2008/133 sayılı Kararının 20.05.2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08.09.2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 104/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarihli ve 2020/184 Esas, 2020/334 sayılı Kararını kapsayan dosya incelendi.
1) Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 01.11.2005 tarihinde işlediği, 10.01.2008 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 20.05.2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın 08.09.2010 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.05.2008 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 08.09.2010 tarihleri arasını kapsayan 2 yıl 3 ay 19 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın savunmasının alındığı 10.01.2008 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 26.06.2020 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Adı geçen sanığa, Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiye, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 02.04.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve sanığın savunması alınmaksızın cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun’un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda sanığın 10.01.2008 tarihli savunmasında bildirdiği bilinen son adresi olan “… Gaziantep” adresi yerine “…Şahinbey/Gaziantep” şeklindeki mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.05.2022 gün ve 94660652-105-27-5165-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve mevcut evrakla birlikte tevdi kılınmakla gereği görüşüldü;
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarihli ve 2020/184 Esas, 2020/334 Karar sayılı ilamın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.