Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/1075 E. 2023/751 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1075
KARAR NO : 2023/751
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarlarına göre 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 Tarihli ve 2020/109 Esas, 2021/286 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılan …’a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrasının ile 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan …’ye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi le dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Katılan …’ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 Tarihli ve 2021/2338 Esas ve 2021/2037 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılan …’a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine,
2. Katılan …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile sanığın beraatine,
3. Katılan …’ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile sanığın beraatine,
4. Katılan …’ye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.01.2022 tarih, 9-2021/154635 sayılı kısmen oonama, kısmen ret, kısmen bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafii temyiz isteminde özetle: Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın mağdur çocuklara karşı herhangi bir surette cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdur beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığını, mağdurların beyanlarının

şikayetçiler tarafından yönlendirildiğini, müvekkilinin salıverilmesini ve beraatine karar verilmesini savunmuştur.

2. Katılan Bakanlık vekili temyiz isteminde özetle: Sanık hakkında kişiyi hürriyerinden yoksun kılma suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin cinsel istismar suçundan alt sınırdan hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın emekli askeri personel olduğu, emekli olduktan sonra suç tarihinden yaklaşık 1 ay önce Gökçeada’da bakkal işletmeciliği yapmaya başladığı, katılan …’nin mağdur …’ın annesi; mağdur …’nin ise ablası olduğu, katılan …’in de mağdur …’nin annesi olduğu, suç tarihinden yaklaşık 1 ay önce çocuklara ücretsiz çikolata verildiğini öğrenen katılan …’nin sanıkla konuştuğu ve karşılıksız ürün vermemesi konusunda sanığı uyardığı, daha sonra çocukların eve geç saatte dönmediğini öğrenen katılan …’nin çocukları bakkalda sanığın yanında bulması üzerine durumdan şüphelendiği, mağdur …’la konuştuğu, daha sonra mağdur …’un telefonunda bulunan yazışmaları görmesiyle olayın açığa çıktığı anlaşılmıştır.
2. 18.07.2006 doğumlu mağdur …’nin beyanında, sanığın bakkaldan kendilerine ücretsiz gofret verdiğini, kalmaları için ısrar ettiğini ve gitmelerine izin vermediğini, bir gün okuldan dönerken zorla kasanın arka tarafına çekerek yanağından öptüğünü ve özel bölgesine dokunduğunu, salı günü gitmek zorunda kaldığını sanığın sırtını sıvazladığını, instagramdan … … isimli bir hesap üzerinden sanıkla mesajlaştığını, kabanını bakkalda unuttuğunda sanığın geri vermeyerek kokladığını söylediğini, diğer mağdur …’a “Aşkım” kendisine “Sevgilim” dediğini, diğer mağdura da belinde silah varken sarıldığını ve kucağına aldığını ifade ettiği,
Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda mağdur …’nin yaşına göre kendisini ifade etmede sorun yaşamadığı, gerçek-yalan ayrımını yapabildiği, fiziksel, bilişsel ve gelişimsel özelliklerinin yaşıyla uyumlu olduğu yönünde görüş belirtildiği,
3. 03.04.2012 doğumlu mağdur …’ın beyanında, sanığın kendisine “Aşkım” diğer mağdur …’a “Sevgilim” dediğini, bakkala her gittiğinde sanığın kendisine “Bana sarıl” dediğini, öpmek ve sarılmak karşılığında çikolata verdiğini, boynundan öptüğünü, kalçasına dokunduğunu, bakkala gittiğinde “Biraz daha kalın” dediğini, her gittiğinde kucakladığını ifade ettiği,
Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda mağdur …’ın yaşına göre kendisini ifade etmede sorun yaşamadığı, gerçek-yalan ayrımını yapabildiği, fiziksel, bilişsel ve gelişimsel özelliklerinin yaşıyla uyumlu olduğu yönünde görüş belirtildiği,
4. Dosyaya konu … … isimli instagram hesabının kendi kullanımında olduğunu, mesajlaşma içeriklerinin doğru olduğunu, boşluğuna geldiği için yazdığını ancak çocuklara karşı dokunma içerir istismar eyleminde bulunmadığını beyan ederek savunmada bulunmuş ise de, mağdurların yaşı itibariyle benzer olay örgüsüne sahip ifadeleri kurgulayamayacakları, sanıkla mağdur ve katılan tarafın bir husumetleri olmadığından iftira atmayı gerektirir bir durumun dosyaya yansımadığı, kaldı ki sanığın çocukların eve kalmasından dolayı anneleri (katılan …) tarafından bakkaldan azarlanarak alındıkları, Sulh Ceza Hakimliğinde verdiği beyanında mağdur …’un kabanının kendisinde kaldığını,
kokladığının doğru olduğunu ancak deterjan kokusundan dolayı kokladığını ifade ettiği, tanık …’in ve katılanların olayı öğrenmelerinin ardından sanıkla konuştuklarında sanığın mağduru öptüğünü kabul
ettiğine dair anlatımda bulundukları, mağdur …’a ait instagram mesajlarında sanığın cinsel taciz içerir mesajlarının bulunduğu, bunun yanında mağdura yanına yalnız gelmesi ve mesajları silmesi yönünde telkinde bulunduğu, böylece tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular açısından Bölge Adliye Mahkemesince hukuki süreç başlığında yer aldığı şekliyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Yönünden
Her ne kadar Tebliğnamede cinsel taciz suçu yönünden temyiz taleplerinin reddi yönünde görüş bildirilmiş ise de; sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin söz konusu hükme yönelik temyiz istemlerinin olmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanunun 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereği kesin olduğu anlaşılmakla gerekçede açıklanan nedenlerle bozmaya yönelik görüşe de iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Hakkında Katılan mağdurlar … ve … …’ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir.

C. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve … …’ye Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, katılanların aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; katılan mağdurların sanığın işlettiği markete kendi istekleri ile gittikleri, sanığın silah kullandığına dair delil olmaması, birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve … …’ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/2338 Esas, 2021/2037 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve … …’ye Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/2338 Esas, 2021/2037 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.