Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/10856 E. 2023/2428 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10856
KARAR NO : 2023/2428
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/238 E., 2022/177 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli ve 2011/287 Esas, 2012/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli ve 2011/287 Esas, 2012/260 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2014/12038 Esas, 2017/6300 Karar sayılı kararı ile “mağdurede akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, eyleme ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında rapor aldırıldıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı yasadan önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

4. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili tarafından ve re’sen temyize tabi olan kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/8452 Esas, 2022/416 Karar sayılı kararı ile “olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 28.03.2018 tarihli raporunun hazırlanması esnasında dinlenen mağdurenin, ilişki sonucunda hamile kalması üzerine üç aylıkken kürtaj yaptırdığını söylemesine karşılık aşamalardaki ifadelerinde hamile kalmadığını belirtmesi, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/238 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak birçok somut delil bulunduğuna, katılan mağdurenin aşamalarda olayı net ve kesin ifadelerle anlatmış olup beyanlarında da çelişki olmadığına, mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir neden yahut aralarında husumet bulunmadığına, gerekçenin eksik incelemeye dayalı olduğuna, Yargıtay bozma kararından önceki mahkumiyet kararı ile bozma kararından sonraki beraat kararının gerekçelerinin çeliştiğine, dosyada olayı ispatlayacak birçok delilin bulunduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin, sanığın komşusu olduğunu, olay tarihi olan 2011 yılı Ağustos ayının ilk haftasında ailesi evde olup kendisi bahçede olan sanığın oyun oynarken bahçesine girdiğini ve sanığın dudaklarından öptüğünü, sanığın kendisine tekrar gelmesini söylediğini, kendisinin tekrar gittiğini ve yine dudaklarından öptüğünü, daha sonra kendisine olanları ailesine söyleyeceğinden bahisle tehdit ederek evine çağırdığını, evde kimsenin bulunmadığını, sanığın kendisiyle zorla vajinal ve anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, bu olaydan sonra 17.10.2011 tarihine kadar birçok defa aynı şekillerde ilişkiye girdiklerini, mahkemede ise; ayrıca eniştesinin dayısının oğlu Özcan’a Kahramanmaraş’a gittiğini, ailesinin ondanda şikayetçi olduğunu, ancak sanığın eyleminden önce kimse ile cinsel münasebetinin olmadığını, hiç hamile kalmadığını beyan ettiği, sanığın ise suçlamaları kabul etmediği, mağdurenin haziran ve mayıs ayında Kahramanmaraş’a gittiğini, ablasının evinde iki ay kalıp ramazan ayının ilk gününde İskenderun’da olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini, mağdurenin Kahramanmaraş’a kaçtığını duyduğunu, mayıs-haziran aylarında bir şey yaşandı ise onunla ilgili olarak konuyu kapatmak için kendisi ile evlendirmeye çalıştıklarını düşündüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mağdure ile sanığın komşu olmalarına ve evlerinin bitişik olmasına rağmen kimse görmeden eve bu kadar kolay girip çıkmaları, mağdurun ifadelerine göre cinsel istismarın bahçede ve evde uzun bir süre devam etmesine rağmen kimsenin bu olaydan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın cezaevinde bulunduğu sırada mağdurenin eniştesinin akrabasıyla Kahramanmaraş’a kaçması, burada bu kişiyle ilişkiye girmesi ve mağdurenin cinsel istismarın olduğu tarihte Kahramanmaraş’ta bulunması, mağdurenin ailesinin, sanığı mağdureyle evlenmeye zorlaması, sanığın mağdureyle evlenmeyi kabul etmemesi nedeniyle olayın büyümesi, sanık … yakınlarının saldırıya uğramaları, mağdurenin eniştesinin facebook mesajları, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 28.03.2018 tarihli raporunun hazırlanması esnasında dinlenen mağdurenin, ilişki sonucunda hamile kalması üzerine üç aylıkken kürtaj yaptırdığını söylemesine karşılık aşamalardaki ifadelerinde hamile kalmadığını belirtmesi, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/238 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.