YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10863
KARAR NO : 2023/519
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/111 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun … istismarı suçundan beraat ve sanık … hakkında çocuğun … istismarı suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/559 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği,
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/559 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,
4. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.07.2022 tarihli ve 9-2022/81824 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olduğu,
anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiin Temyiz İstemi Özetle
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mağdur anlatımları ile olayı mağdurdan dinleyen mağdur anlatımını tekrar nitelikteki tanık beyanlarından başka delil bulunmadığını, mağdurun fiziksel muayenesinde tespit edilen bir durumun da bulunmadığını, delil değerlendirmesi ile gerekçe bölümlerinde Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesinin dosya içerisinde bulunan rapora dayanıldığını, oysa raporun sanığın vermiş olduğu ifadeleri doğrular nitelikte ve mağdurun verdiği ifadelerin gerçeğe uymadığını gösterdiğini, raporda mendil üzerinde mağdureye ait … profiline rastlanmadığının belirtildiğini, buna rağmen sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, somut olayda mağdurun beyanları üstün tutularak müvekkili olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de mağdurun beyanının sanığın beyanına üstün tutulmasına ilişkin olarak somut ve inandırıcı gerekçeler gösterilmediğini,
Mahkemece sanığın mağdura karşı kendisini derin uykuda olmasından ve bu nedenle karşı koyabilecek irade gösteremeyecek halinden yararlanarak ve fark ettirmeden yanına yattığı, arkası dönük olan mağdurenin pantolonunu ve iç çamaşırını dizlerine kadar indirdiği, … organını çıkartıp bacaklarına ve … bölgelerine doğru sürtmeye başladığı, meni sıvısının mağdurenin … organı alt tarafında bacak arasına bulaştığı şeklinde bir değerlendirme yapıldığını, bu değerlendirme ve kararın tüm dosya kapsamına aykırı olduğunu, mağdurenin alınan hiç bir ifadesinde mahkemenin bu değerlendirmesini doğrulayan bir ifade vermediğini,
Somut olayda mağdurenin 01.12.2016 tarihinde okula gidiyorum diyerek evden ayrılmış olduğunu, sonrasında mağdurenin bir arkadaşının sanığı arayarak ”… mağdurun kendisine evde bulunan yeşil kaplı defterin arasında bir mektup bıraktığını ve bu mektubu okuması gerektiğini bildirmiş.” olduğunu, bunun üzerine sanığın kızının bulunması için resmi makamlara başvurduğunu, bu mektup ve mağdur anlatımı dışında sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı ve yansız bir delil elde edilemediği, oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğini
açıkça ortaya çıkardığını, babası tarafından … istismara uğrayan bir kişinin ne olursa hangi yaşta olursa olsun evden ayrılırken böyle bir mektup bırakmasının mümkün olmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mağdurenin ifadesinde bu mektubu bırakırken babasının yanağına bir öpücük koyduğunu da açıklamış olduğunu, mağdurenin 22.01.2017 tarihinde verdiği ifadenin çok açık olduğunu,
Mağdurenin evden ayrıldıktan sonra 27.12.2016 tarihinde … sosyal paylaşım sitesinden babasına mesaj göndermiş olduğunu, … memurlarınca da tutanak altına alındığını, dosya içinde mevcut olan bu mesajın “…… bak … ben nasıl söylesem bilmiyorum. Ama ben evlendim özür dilerim ve sevdiğimi de bırakmaya niyetim yok. Yakalanırsam yine kaçarım. Kayıp ilanını kaldır buldum de, o zaman gelirim sana da güvenemiyorum ki bir şey yaparsın diye korkuyorum…” şeklinde olduğunu, bu mesajlardan da mağdurun 22.01.2017 tarihli ifadesinin bir düzmece bir telkin ve babasına teslim edilmeme amacını taşıdığının ve gerçek olmadığının anlaşıldığını, bu mesajlarda babası tarafından … istismara uğradığına dair en küçük bir ima ve emare bulunmadığını,
Mağdurenin annesi …’nin beyanlarında da bir suç unsuruna işaret eden ibare bulunmadığı, yine mağdurun bu süre içerisinde annesine attığı mesajlarda da babasının kendisine karşı … istismar eyleminde bulunduğuna dair en küçük bir kelime dahi etmediğini, bu konuda imada dahi bulunmadığını, mağdurenin vermiş olduğu bu ifadelerin tamamen düzmece ve gerçek dışı olduğunu,
Adalet ilkelerine tümünden aykırı ve yanlış olan bir diğer hususun ise mağdurenin 22.01.2017 tarihli ifadesinde aynı anda ve aynı gün sanık … ile …’nin kendisine karşı … tacizde bulunduğunu söylemesine rağmen, sanık … hakkında şüpheden uzak kesin yeterli, inandırıcı ve yansız olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, sanık … için verilen beraat kararının nedeni ve gerekçelerinin sanık … için de tıpa tıp aynı olduğunu, mahkemece durum açıkça görülmesine rağmen sanık …’nin mahkumiyetine karar verildiğini,
Mahkemenin vermiş olduğu mahkumiyet kararının bozulmasına, müvekkilinin beraatine kararı verilmesi talebine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle
İstinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu,
1. Sanık …’a yönelik; mağdurenin sanığın farklı zaman dilimlerinde kendisine istismarda bulunduğunu samimi ve tutarlı beyanları ile anlatmasına rağmen beraatine karar verildiğini, birbiri ile çelişmeyen ve samimi olan mağdur beyanına itibar edilmesi gerektiğini, sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden de bulunmadığını, sanığın cezalandırılması gerektiğini,
2. Sanık …’ye yönelik; suçun mağdur üzerindeki etkisi ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğini,
3. Vekalet ücretine ilişkin olarak; sanık …’nin cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığına,
4. Eksik araştırma ve inceleme neticesinde verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken hukuka aykırılık bulunmadığına dair karar verildiğine, bu nedenle,
Temyiz incelemesi ile istinaf kararının bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … hakkında
İlk derece Mahkemesince, “…Yapılan yargılama sonunda, tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; katılan …’nin tanık … ve sanık …’nin kızları olduğu, … ve …’nin 17.03.2010 tarihinde boşandıkları, …’nin Düzce …’nda kalmakta iken babasını sevdiğini ve ona gitmek istediğini beyan etmesi üzerine gerekli incelemenin ikmalini müteakip 18.01.2016 tarihinde babası …’ye teslim edildiği, … ile ile birlikte Akçakoca … Köyü 172/1 adresinde diğer sanık … adına tescilli iki katlı müstakil evde yaşadıkları, …’nin … öğrencisi olduğu, 30.11.2016 Çarşamba günü evlerinin alt katındaki koltukta uyuyakaldığı, suç tarihi olan ve 15-18 yaş grubunda bulunduğu 01.12.2016 Perşembe günü sabaha karşı …’nin kendisinin derin uykuda olmasından ve bu nedenle karşı koyabilecek irade gösteremeyecek halinden yararlanarak ve fark ettirmeden yanına yattığı, arkası dönük olan …’nin pantolonunu ve külodunu dizlerine kadar indirdiği, … organını çıkartıp bacaklarına ve … bölgesine doğru sürtmeye başladığı, meni sıvısının …’nin … organı alt tarafında bacak arasına bulaştığı, …’nin elini …’nin atletinin içinden sokarak memesini sıkmaya başladığı, bu sırada …’nin acı ile uyanarak döndüğü ve “… ne yapıyorsun?” dediği, …’nin cevap vermediği, …’nin koltuktan kalkıp orada bulunan emanete alınan babasının kazağı ve ıslak mendiller ile bacak arasındaki yapışkan sıvıyı temizlediği, sonra bu eşyayı evin çatı katı şeklindeki üst katında bulunan çift kişilik yatağın altına attığı, babasına hitaben bir sayfadan ibaret mektup yazarak yeşil kaplı defterin arasına bıraktığı, okula gider gibi evden çıktığı;
Her zamanki gibi saat 07.20 sıralarında köyden okul servisine bindiği, okula gelmeden Akçakoca Merkez’de araçtan indiği, limana gittiği, bir kaç saat burada oturduktan sonra saat 11.30 sıralarında okul arkadaşı … …’nu aradığı, ağlayarak intihar edeceğinden bahsettiği, görüşme sona erdikten sonra da aynı kişiye mektubun yerini babasına bildirmesine dair mesaj gönderdiği, …’in durumu sanık …’ye telefonla bildirdiği, …’nin mektup ile birlikte saat 16.00 sıralarında …’e kayıp başvurusunda bulunduğu;
…’nin kayıp olarak aranmaya başlandığı, kaçtığı gün Akçakoca’da ikamet eden tanıklar … ve annesi … ile kızları …’in yaşadığı evde kaldığı, ertesi gün otobüsle Düzce Merkez’e geldiği, …’nin ihbarı üzerine …’nin Düzce Merkez Çay Mahallesi, … Sokak no:11/1 sayılı adreste bulunan evde babası tanık … ile birlikte yaşayan ve olaydan sonra 27.11.2018 tarihinde evlendikleri tanık …’in yanında olduğunun 21.01.2017 tarihinde tespit edildiği, …’nin aynı gün tanık … tarafından getirilerek … Şube Müdürlüğü’ne teslim edildiği, …’nin aynı gece
kollukta saat 01.16’da vekil nezaretinde alınan ifadesinde sanıklar hakkındaki iddialarını beyan ettiği, ifadesi nazara alınarak aynı gece icra edilen arama işlemi neticesinde uzun kollu, gri renkli, siyah çizgili örme kazak ile paket içerisinde bulunan ıslak mendillere elkonulduğu;
Bu şekilde sanık …’ün on beş yaşını tamamlamış çocuğu …’ye karşı iradesini etkileyen derin uykusundan faydalanarak gerçekleştirdiği … davranışlar ile çocuğun … istismarı suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir.
Sanık … eylemini kabul etmese de; evden ayrılışından yaklaşık elli gün sonra …’nin ilk ifadesinde belirttiği şekilde mendillerin ve …’ye ait kazağın evin tarif edilen yerinde bulunduğu; kazak üzerinde bulunan, meni içerip sperm hücresi görülen birden fazla şahsa ait karışık … profili içeren 1 nolu lekede … ve …’ye ait … profilinin tespit edildiği, yine kazak üzerinde bulunan ve birden fazla şahsa ait karışık … profili içeren 3 nolu lekede … ve …’ye ait … profilinin tespit edildiği; inceleme sırasında A ile kodlanan mendil üzerindeki en birisi erkek cinsiyete ait karışık … profilinin …’nin … profilini içermesi; kazak üzerinde bulunan, meni içerip sperm hücresi görülen 2 ve 4 nolu lekelerdeki profilin …’nin … profili ile uyumlu olması; kazak ve mendiller üzerindeki genetik inceleme sonuçlarının mağdurun bacak arasındaki yapışkan sıvıyı bu eşyaya sildiği iddiası ile uyumlu olduğu; …’nin babasına hitaben genel olarak sitem içeren mektup bırakarak onunla beraber yaşadıkları evinden ayrılması; evden ayrıldığı sabah okula gitmeyip Akçakoca Limanı’ndan arkadaşı …’i telefonla arayıp şiddetli şekilde ağlayarak kayalıklardan denize atlayarak intihar edeceğinden bahsetmesi, hemen ardından ‘babama söyle evdeki yeşil kaplı defterin arasına baksın, orada mektup var, babama söyleyemediklerimi oraya yazdım, bakıp okusun’ şeklinde mesaj göndermesi; tanık …’ın evden kaçtığı gün saat 16.00-17.00 sıralarında Akçakoca belediye katlı otopark mevkiine gittiğinde mağdurun kendisine ‘Ben bugün eve gidemem. Babamı artık görmek istemiyorum’ demesi, nedeni sorulduğunda ise bir şey söylemekten çekinmesi; mağdurun … sitesinden annesi tanık …’ye 07.01.2017 tarihinde gönderdiği mesajlarda ‘…yaşım dolana kadar gelmicem ben babama geri dönmek istemiyorum; …Babam anne babam sorun’ şeklinde mesajlar göndermesi; mağdur tarafından babası sanık …’ye … üzerinden gönderilen ve kolluk tarafından 08.12.2016 tarihli tutanak ile tespit edilen ‘kayıp değilim ben ölüyüm, bedenim yaşıyor ama ruhum o gece öldü…’ şeklindeki mesaj; mağdurun tanıklar … ve…’a babası tarafından da … istismara uğradığını anlatması; mağdurun evden kaçtığı gün başka arkadaşını aradıktan sonra çaresiz kalarak tanık …’ların evinde bir gece kaldığı, öncesinde tanık … ile arkadaşlıklarına dair bir delil bulunmadığı, babasının da haricen yaptığı araştırma neticesinde önce …’ın sonra da … …’in ismini verdiği, …’ın ikametinde arama yapıldığı, günler sonra ismini vermek isteyen bir şahsın yine …’ye ihbarı neticesinde tanık …’in isminin tespit edildiği, bu hususların …’nin suç tarihinde evden ayrılma sebebinin …’in yanına gitmek olmadığı, ifadelerde belirtildiği gibi…’ın yanına gitmesi vesilesi ile … ile tanıştığı; mağdurun adli tıp raporuna göre iddiasının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilen, ona karşı içinde kalan sevgisini ilk andan itibaren göstermekten de çekinmeyen birisi olarak hangi sebeple olursa olsun öz babasına bu şekilde ağır ithamda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması; sanığın kazak üzerinde kızınınkilerle ile birlikte aynı leke üzerinde bulunan … profillerini aşamalarda önce kendi evinde kızı yok iken ismini veremeyeceği biri ile ilişkiye girdiği, sonra başka ilde birisi ile ilişkiye girdiği, kızının … ile kendisi yok iken evlerinde ilişkiye girdikten sonra kendinin boşaldığı
kazağa üzerini sildiği gibi değişik açıklamalar getirdiği, mağdurun başka ilde ya da kendisi yok iken babasının başka bir kadınla … ilişkiye girip kazağında meni lekeleri olduğunu bilmesinin ve tüm bu olayları kurgulamasının yine hayatın olağan akışına aykırı olması nazara alınarak sanık …’nin bu savunmaları kabul edilmemiştir…” gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
2. Sanık … hakkında
Sanığın “… tam tarihi tespit olunamamakla birlikte 2016 yılı başlarında mağdurenin şüpheli …’ın ikametine temizlik amacı ile gittiğinde şüpheli …’ın mağdurenin arkasından yaklaşarak sarıldığı, elbisesinin üzerinden göğüslerine elledikten sonra tepki gösteren mağdureye ‘bir şey olmaz sen zaten patlaksın benle yatsan ne olur’ şeklinde söylemde bulunarak … ilişki teklif ettiği, bu olaydan bir süre sonra mağdure evde tek başına bulunduğu sırada şüpheli …’ın mağdurenin ikametine geldiği, uyumakta olan mağdurenin göğüslerini sıkarak boynundan ve dudaklarından öptüğü, mağdurenin direnmesine rağmen şüphelinin mağdureye … ilişki teklif ettiği, şüphelinin bu şekilde mağdureye yönelik eylemlerinin mağdurenin evden ayrıldığı tarih olan 01/12/2016 tarihine kadar devam ettiği, böylece şüpheli …’ın belirtilen ani olmayan, kesinti içermeyen sürekli nitelikteki eylemlerinin üzerine atılı sevk maddelerinde belirtilen çocuğun basit … istismarı suçu … işlediği hususunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu… ” iddiasıyla birden fazla tarihte mağdureye karşı … istismar suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, sanık …’ın mağdurenin babası olan sanık …’nin patronu olduğu, sanığın üzerine atılı eylemleri kabul etmediği, mağdur anlatımı ve tanıkların duyumları dışında sanığın atılı eylemleri gerçekleştirdiğine dair her
türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı ve yansız bir delil elde edilemediği, oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği kanaatine varılarak sanık …’ın atılı suçtan beraatine karar verildiği görülmüştür,
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesice 5237 sayılı Kanunu’nun 53 ücüncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkında altı yıl süre ile hak yoksunluğuna hükmedildiği, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli … İstismarı Suçu Yönünden Temyizen Yapılan İncelemede
Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık … Yönünden Temyizen Yapılan İncelemede
Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları, görgüye dayalı olmayan tanık beyanları, sanık savunması, mağdurenin 01.12.2016 günü evden kaçarken bıraktığı mektupta sanığa yönelik suç isnadı içerir bir anlatım bulunmaması, mağdurenin kayıp olarak aranmaya başlamasının ardından annesi ile babasına internet üzerinden gönderdiği ve tutanak altına alınan mesajlarında da yine sanığa yönelik suç isnadı içerir bir anlatım bulunmaması, ayrıca mağdurenin usulüne uygun olarak alınan 22.01.2017 tarihli ifadesinde … eylem sonrası kazak ve ıslak mendillerle kendisini sildiğini belirtmesine rağmen bu iddasını desteklemeyen Adli Tıp Kurumunun 11.04.2017 tarihli Rapor içeriğinde; “Tarafımızca … incelemeleri tamamlanan tarafımızca A olarak kodlanan mendil üzerinden alınan 1 nolu leke örneğinden elde edilen EN AZ BİRİSİ ERKEK CİNSİYETİNE SAHİP BİRDEN FAZLA ŞAHSA AİT KARIŞIK … PROFİLİNİN; …’e ait … PROFİLİNİ İÇERDİĞİ, mağdur … …’e ait … PROFİLİNİ İÇERMEDİĞİ…” tespit edildiği, mağdurenin ifadesinin alındığı 15.06.2021 tarihli duruşmada ıslak mendillerden bahsetmediği hususu ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin sübuta ilişikin temyiz istemi yerinde görülmüş, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci kısmında açıklanan nedenle sanık … hakkında çocuğun nitelikli … istismarı suçundan kurulan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/559 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün ikinci kısmında açıklanan nedenle sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/559 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’nin TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.