Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11115 E. 2023/3730 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11115
KARAR NO : 2023/3730
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarına azmettirme, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

1. Sanık … Müdafinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında mağdureye karşı, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir

2. Sanıklar … ve … müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/317 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararı ile sanık …’nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 67 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık …’ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarına sanık …’yi azmettirme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate, sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate, sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/861 Esas, 2022/1006 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden ise üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yöneliktir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suç kastının bulunmadığına, diğer sanığın zorlaması ve tehdidi ile ilişkiye girdiklerine, tanık Sevgi’nin beyanları ile mağdurenin beyanlarının da bu hususu doğruladığına yöneliktir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarından başka mahkumiyet için yeterli delil olmadığına, olayın görgü tanıklarının bulunmadığına, mağdure ve sanık …’nin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın prostat hastası olması nedeniyle bu eylemleri gerçekleştirmesinin imkansız olduğuna, mağdureden alınan ceninin babasının sanık olmadığının ispatlandığına, mağdurenin sanığa iftira attığına, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık … yönünden; 05.12.2019 tarihinde Çorlu Özel Vega Hastanesince on sekiz yaşından küçük olan mağdure Esra’nın hamile olduğunun bildirilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, mağdure Esra’nın adet döneminin gecikmesi üzerine annesi …’un mağdure Esra’yı hasteneye götürdüğü, hastaneye gittikleri esnada sanık …’ün de burada olduğu, sanık …’ün mağdure Esra’nın annesi …’a “Kimden hamile olduğunu sakın söylemeyin” ve babası …’e “Olan olmuş, biten bitmiş, kimseye haber vermeyin, kimseyi telaşlandırmayın, biz çocuğu aldıralım, iğne ile de oluyormuş, ondan sonra gerekeni yaparız, masrafları ben karşılarım” dediği, sanık …’ün tarihi tam belirli olmayan zamanlarda mağdureyi alıp zorla ağaçlık bir yerlere götürdüğü, mağdureye yiyecek ve giyecek bir şeyler alacağını söyleyerek kandırdığı, özel bölgelerine, göğsüne ve vajina bölgelerine dokunduğu, hem mağdurenin hem kendisinin kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin sanık …’ün özel bölgesini gördüğü, mağdureyi dudaklarından öpmeye ve göğüslerini emmeye çalıştığı, cinsel organını mağdurenin cinsel organına dokundurmaya çalıştığı, olanları kimseye söylememesi için uyardığı, genellikle ağaçlık alanlara götürdüğü, sanık …’ün her seferinde mağdurenin özel bölgelerine dokunduğu, kendi cinsel organını mağdurenin cinsel organına dokundurduğu, sürekli öpmeye ve dokunmaya çalıştığı, mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdure gitmek istediğinde mağdureye “Ailenin haberi var” deyip izin vermeyerek bırakmadığı, mağdurenin “Yapma” demesine rağmen ellerine vurup ellerini tutarak zorla cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin alınan tüm beyanlarında sanık …’ün kendine yönelik gerçekleştirdiği cinsel eylemleri ayrıntılı bir şekilde anlattığı gerekçesiyle eylemler sabit görülmüş ancak sanığın mağdureye karşı sanık …’yi azmettirdiği iddiasına ilişkin yeterli delil bulunmadığı kabul edilmiştir.

2. Sanık … yönünden; mağdurenin abisi olan sanık …’nin çok kez mağdurenin istememesine ve “Yapma” deyip ellerine vurup direnmesine rağmen mağdurenin ellerini tutarak zorla organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği kabul edilmiştir.

3. Sanık … yönünden;sanık …’in sanık …’ün akrabası olduğu, tarihi tam belli olmayan bir zamanlarda sanık …’in mağdureyi ormanlık bir alana götürdüğü, arabasında mağdureye dokunduğu, üstünü çıkarması için yardım ettiği ve mağdureyle rıza dahilinde cinsel ilişkiye girdiği şeklinde olayın gerçekleştiği kabul edilmiştir.

4. Sanık … yönünden; sanığın soruşturma ve yargılama aşamalarındaki ısrarlı savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdurenin soruşturma aşamasında sanığın organ sokmak suretiyle kendisini istismar ettiğini beyan etmesine rağmen Mahkemece alınan beyanında sanığın organ sokmadığını sadece dudağından öpmeye çalıştığını ve göğüslerine dokunduğuna dair aşamalardaki çelişkili beyanları dışında sanığın üzerine atılı mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak somut inandırıcı kesin delil elde edilemediği anlaşılmış olduğu belirtilerek atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle katılan Bakanlık ile sanık … yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Katılan Mağdureye Yönelik Reşit olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık … müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar … ile … Haklarında İlk Derece Mahkemesince Verilen Beraat Hükümlerine İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Tarafından Verilen Kararın İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Sanıklar … ile … Haklarında İlk Derece Mahkemesince Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Tarafından Verilen Kararın İncelenmesinde
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure anlatımları, tanık beyanları, adli raporlar, sanık savunmaları ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanıklar … ve … müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

2..Onama sebebine göre Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan Mağdureye Yönelik Reşit olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. İlk Derece Mahkemesince Sanıklar … ile … Haklarında Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanıklar … ile … Haklarında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Tarafından Verilen Kararın İncelenmesinde
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/861 Esas, 2022/1006 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanıklar … ve … müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.