YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11219
KARAR NO : 2023/1073
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/200 Esas, 2014/250 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2016/12888 Esas, 2021/3726 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/370 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan yargılama yapma yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un üçüncü ve devamı maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2021 tarih ve 2021/268 sayılı iddianamesiyle, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması amacıyla birleştirme talepli kamu davası açılmıştır.
5. Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarih ve 2021/140 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan dava ile mahkemece görülmekte olan 2021/112 Esas sayılı dosya arasında hukuki, fiili ve şahsi bağlantı nedeniyle davaların 5271 sayılı Kanun’un 8 ve 11 inci maddeleri uyarınca birleştirilmesine kararı verilmiştir.
6. Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarih ve 2021/112 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk karardan daha yüksek cezaya hükmedilmesi, mağdurenin çelişkili beyanlarına itibar edillip lehe değerlendirilerek sanık savunması ve tanık beyanlarına itibar edilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, sanığın mevcut delillere göre beraati gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 12.08.2012 tarihinde sanık, mağdure ve tanık … gezmek amacıyla Siirt iline geldikleri, akşama kadar beraber gezdikten sonra gece sanığın bir arkadaşının ayarladığı bir evde sanık, tanık … ve mağdurenin aynı odada kaldığı, sanık ile mağdurenin aynı yatakta yatıp sanığın mağdureye sarılarak uyuduğu, bu suretle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, sanığın savunmasından, mağdurenin samimi beyanlarından ve tanık anlatımlarından sabit olduğu, mağdurenin cinsel istismar eylemi nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulmadığının Van Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporu ile sabit olduğu, sanığın mağdureyi olay günü gezmek amacıyla Siirt iline getirdiği, olayda mağdurenin on iki – on beş yaş grubunda olması sebebiyle rızasının kabul edilemeyeceği bu sebeple sanığın mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu da işlediği kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, sanığın savcılıkta alınan ifadesinde mağdureyle sarılarak uyuduğunu kabul etmesi, tanık … aşamalardaki beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair mahkeme kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Bozmadan sonra yapılan yargılamada sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine bu suç yönünden açılan kamu davasının çocuğun cinsel istismarı suçundan görülen dava ile birleştirilerek her iki suç yönünden ayrı ayrı mahkumiyet kararları kurulması ve çocuğun cinsel istismarı suçundan önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilmemesi karşısında, sanık müdafiinin aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığına dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. Tüm dosya içeriğinden, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”12.08.2012” yerine ”2021, 30.08.2012” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarih ve 2021/112 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.