Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11308 E. 2023/3668 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11308
KARAR NO : 2023/3668
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/281 E., 2022/756 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, müstehcenlik (sanık …)
nitelikli cinsel saldırı, özel hayatın gizliliğini ihlal etme,
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar İsa ve Kurban)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve müstehcenlik suçları ile sanıklar İsa ile Kurban haklarında özel hayatın gizliliğini ihlal etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar İsa ve Kurban hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/25 Karar sayılı Kararı;
a) Sanık … hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanıklar İsa ve Kurban haklarında özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
d) Sanıklar İsa ve Kurban haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun 109 uncu maddesinini ikinci ve beşinci fıkraları ile 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
e) Sanıklar İsa ve Kurban haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2022/281 Esas, 2022/756 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar hakkında atılı suçlardan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri, sanık … ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.07.2022 tarihli ve 9-2022/79222 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğnameler ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Katılan mağdurenin kendi rızasıyla fotoğraflar gönderdiğine, olay günü katılan mağdurenin tanık İhsan ile birlikte kendi evine geldiğinde mutfakta bir müddet oturup gittiğini daha sonra katılan mağdurenin kendilerini parkta beklediğine diğer sanık …’ın parka geldikten sonra onlar kol kola yürürken onları gözden kaybettiklerine, tanıkların beyanları ile katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesine mahkemenin gerekçesinin olayla uyuşmadığına, tanık İhsanın’ın sonradan olay yerine gelmediğine, olaya dair görgü sahibi olduğuna, görgüye dayalı bilgisi olan tanık İhsan’ın beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığına, katılan mağdure ifadelerinin çelişkili olduğuna, olayın sübuta ermediğine, kabul anlamında gelmemekle birlikte sanık hakkında takdiri indirimlerin uygulanması ve olayın sübut bulmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında 2019 yılı Mayıs ayındaki eylem sebebiyle soruşturma aşamasında tefrik kararı verildiği halde bu dosya hakkında herhangi bir birleştirme işlemi yapılmadan ve dosyanın akıbeti sorulmadan eksik araştırmayla karar verildiğine, meteryal inceleme raporunun hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, tanık …’nın dinlenilmesini Bölge Adliye Mahkemesinden talep etmelerine rağmen dinlenilmeden karar verildiğine, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık …’ın 2019 yılı 11 inci ayında söz konusu okula başladığına, sanık savunmasının istikrarlı olduğuna, dosyanın asıl tanığı konumunda olan tanık İhsan’ın beyanlarına gerekçesiz şekilde itibar edilmediğine, mahkemenin kabulünün aksine katılan mağdurenin düzgün ve iffetli bir yaşam tarzı sürmediğine, aleyhe olan tanık beyanlarının çelişkili ve görgüye dayanmadığına, sanığın atılı suçları işlemediğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi ile sanıklar İsa ve Kurban’ın özel hayatın gizliliğini ihlal etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri reddedildiğinden anılan suçlara ilişkin temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece mahkemesince; ”Katılan … **** aşamalarda sanık … **** ve Kurban *** ile 2019 yılında arkadaşlık yaptığını, bu tarihte İsa **** bel altını çıplak gösteren 5-6 fotoğraf gönderdiğini her iki sanığın 2019 yılında kendisine zorla nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu beyan etmiştir. Katılanın anlattığı bu cinsel istismarın gerçekleştiği 2019 yılında sanıklar Kurban ve İsa çocuk olduğundan bu eylemler nedeniyle ayrı soruşturma yürütülmüş olup, mahkememize bu eylemlerle ilgili açılmış kamu davası bulunmamaktadır. Katılanın sanıklar İsa ve Kurban tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği bu cinsel istismar eylemi 2019 yılında gerçekleşmiş olması, dosyamıza konu eylemin ise 06.09.2021 tarihinde gerçekleşmiş olması dikkate alındığında her iki eylemin zaman aralığının uzun olduğu, sanıklar İsa ve Kurban’ın hem 2019 yılındaki hem de 06.09.2021 tarihindeki eylemleri aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiklerinin kabulünün mümkün olmadığı, dolasıyla 5237 sayılı Kanun’un

43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin somut olayda uygulanamayacağı değerlendirildiğinden sanıklar İsa ve Kurban’ın 2019 yılındaki nitelikli cinsel istismar eylemleri ile ilgili yürütülen soruşturmanın dosyamız konusu olmadığı değerlendirilmiştir. Sanıklar İsa ve Kurban’ın katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdikleri 06.09.2021 tarihinde katılanın 18 yaş 1 ay 4 günlük olduğu, sanık …’nın 19 yaş 1 aylık olduğu, sanık …’ın ise 19 yaş 6 aylık olduğu görülmüştür. Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, bu beyanları destekleyen tanık anlatımları, okul idaresi tarafından olayın intikaline ilişkin düzenlenen tutanak, sanıkların cep telefonlarında tespit edilen, katılana ait görüntüler ve katılan hakkında birbirleriyle yapmış oldukları görüşme içerikleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılanın sanıklar İsa ve Kurban ile 2019 yılında arkadaşlık yaptığı, bu tarihlerde çıplak halde çekmiş olduğu fotoğraf ve videoları sanık …’ya gönderdiği, sanık …’nın bunları ilerleyen zamanda sanık …’a, sanık …’ın ise sanık …’e gönderdiği, her iki sanığın bu fotoğrafları katılanın babasına göndermek okula yaymak ve katılanı rezil etmek gibi sözlerle katılanı tehdit ederek katılanla cinsel ilişkiye girmek istedikleri, bu amaçla katılanın ve tanıkların uyumlu anlatımlarına göre sürekli katılanın okulunun önüne geldikleri, 06.09.2021 tarihinde sanık …’nın yine katılanın okuluna geldiği, burada sanık …’nın katılana cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediği, bu nedenle katılanla önce tartıştıkları, daha sonra bir parka gittikleri, sanık …’nın katılanı burada da tehdit ettiği, parka daha sonra tanık İhsan’ın geldiği, katılanın tehdit edilmesi nedeniyle sanık …’nın evine gitmek zorunda kaldığı, yanlarında tanık İhsan’ın da bulunduğu, komşuların görmemesi için eve önce İsa ve İhsan’ın girdiği, katılanın ise maruz kaldığı tehditin etkisiyle sanık …’nın evine girmek zorunda kaldığı, evde önce mutfakta sanık İhsan da olduğu halde bir süre oturdukları, daha sonra sanık …’nın katılanı bir başka odaya götürdüğü, burada katılan ile vajinal ve oral yoldan zorla cinsel ilişkiye girdiği, katılanın tehdit edilmesi nedeniyle sanık …’nın eylemine karşı koyamadığı, bu ilişkiden sonra sanık …, katılan … tanık İhsan’ın evden ayrıldıkları, bir parka gittikleri, sanık …’nın Kurban ile telefonla görüştüğü sanık …’ın katılan … sanık …’nın bulunduğu parka geldiği, daha sonra sanık …’ın katılan ile parktan ayrıldıkları, sanık … ve tanık İhsan’ın ise arkalarından geldiği, sanık …’ın da katılanı aynı şekilde tehdit ettiği, katılanın bu tehditin etkisiyle sanık …’la ormanlık bir alana gitmek zorunda kaldığı, burada sanık …’ın katılan ile vajinal ve oral yoldan zorla cinsel ilişkiye girdiği, katılanın tehdit edilmesi nedeniyle sanık …’ın da eylemine karşı koyamadığı, daha sonra sanık …’ın İsa’yı aradığı, nerede olduklarını sorduğu, İsa’nın Diş Hastanesi önünde olduklarını söylemesi üzerine katılan … sanık …’ın buraya geldikleri, katılanın buradan sanıkların yanından ayrılarak evine gittiği, böylece her iki sanığın üzerlerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri sonuç ve kanaatine varılmıştır. ” şeklinde kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler ile Sanıklar İsa ve Kurban Haklarında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin ve sanık …’nın temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar İsa ve Kurban Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan mağdurenin anlatımlarına göre sanıkların gerçekleştirdikleri iddia olunan 2019 yılındaki eylemlere ilişkin soruşturma aşamasında sanıkların suç tarihindeki yaşları sebebiyle tefrik kararı verildiği anlaşıldığından, söz konusu dosyanın akıbetinin araştırılıp, dava açılmışsa derdest olan mahkeme dosyasının mevcut bağlantı sebebiyle iş bu dosya ile birleştirilmesinden, karara çıkmış ise dosyanın tasdikli suretinin temin edilerek incelenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler ile Sanıklar İsa ve Kurban Haklarında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin ve sanık …’nın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanıklar İsa ve Kurban Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar İsa ve Kurban müdafiileri ile sanık …’nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 18.04.2022 Tarihli ve 2022/281 Esas, 2022/756 Karar Sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.