YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11404
KARAR NO : 2023/2844
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden alıkoyma
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/222 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve diğer sanıklar hakkında bu suçlara yardım etme suçlarından açılan davada, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.08.2022 tarihli ve 14-2015/298911 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Tüm sanıklar hakkında sevk maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini, ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıkların cezalandırılmaları için şartların bulunduğunu, mağdurenin internet ortamında yaşını büyük göstermesinin sanıkların kusurlarını ortadan kaldırmayacağını, bilhassa sanık …’in mağdure ile uzun zaman geçirdiğini, mağdureyi tanıyacak kadar arkadaşlık ettiğini, bu zaman içinde mağdurenin yaşının küçük olduğunu anlamamasının mümkün olmadığını, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan …’in Temyiz İsteği
Kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Mağdur …, suç tarihi itibariyle 14 yaşı içerisinde olup resmi kayıtlara göre 15 yaşını bitirmemiştir. Ancak, sanık … ile facebook adlı sosyal paylaşım sitesinden tanışmış olup …’in 26 yaşında olduğunu bilmesi nedeniyle kendisi ile arkadaşlık kurabilmek amacıyla kendi yaşını 18 olarak …’e bildirmiştir. Dosya içerisine sunulan Sosyal paylaşım sitesine ilişkin kendisine ait sayfa çıktısında da doğum tarihinin 07 Ocak 1997 olarak göstermiştir. Zaten gerek facebooktaki fotoğrafında gerekse mahkememizdeki duruşma sırasındaki mahkememiz gözleminde de 15 yaşından büyük olduğu gözlemlenmiştir.
Mağdur 18 yaşında olduğunu söyleyerek sanık … ile önce sosyal paylaşım sitesinden sanal ortamda görüşmüş daha sona sanık … ile yüz yüze de görüşmeye başlamıştır. Daha sona da mağdur sanık …’e cep telefonunu vererek, cep telefonu ile de iletişime geçmişlerdir. Sanık ile mağdur ilk kez 09.04.2015 tarihinde buluşmuşlardır. Yine sanık ile mağdur ilk buluşmaları olan 09.04.2015 tarihinden sonra 10.04.2015 ve 11.04.2015 tarihlerinde de buluşmuş çarşıda birlikte gezdikten sonra mağdur tekrar evine dönmüştür. Bu buluşma sırasında sanık mağdura cumartesi günü cips ve kola alıp eve giderek oturma teklifinde bulunmuş mağdur bu teklifi kabul etmiştir. 11.04.2015 günü mağdur, anne ve babasının boşanmış olmaları nedeniyle birlikte yaşadığı … bulunan dedesine arkadaşının doğum günü nedeniyle Balıkesir’de arkadaşında kalacağını söylemiştir. 11.04.2015 günü akşam üzeri sanık … ile buluşmuştur. Saat 18:00 sıralarında …, … , … ve … ile görüşmüştür. …’den yaşadığı evi bir geceliğine kendisine vermesini ve kız arkadaşı ile kalacağını söylemiş ancak … bunu kabul etmemiştir. Bunun üzerine arkadaşı … …’ın … ile birlikte yaşadığını bildiğinden …’dan kaldığı evi bir gece için kendisine vermesini, kız arkadaşı ile kalacağını söylemiş ancak … … ile arasının iyi olmadığını belirterek, …’in telefonunu …’e vermiş, … …’i doğrudan kendisi aramıştır. … kız arkadaşı ile birlikte eve gelip kalmasını kabul ettiğini …’e bildirmiştir. Bunun üzerine sanık … mağdura eve ayarladığını, saat 20:00 civarlarında eve gidebileceklerini söylemiştir. Mağdur, …’in evine gideceğini bilmektedir. Eve gittiklerinde de kapıyı … açmıştır. Sanık ve mağdur eve geldikten 10 dk kadar sonra … evden çıkmıştır. Evde yalnız kalan sanık ile mağdur kola ve sigara içip televizyon izledikten sonra saat 02:00 civarlarında birlikte yatağa girmişlerdir. Sanık, olay gecesi mağdurun rızası ile mağdurla öpüşmüş, mağdurun göğüslerini okşamış ve mağdura sarılarak birlikte yatmışlardır. sabah 06:00’ya kadar sanık ile mağdur bu şekilde sevişmiştir. 06:00’da sanık ile mağdur uyumuş, saat 11:00 ‘de her ikisi de kalktıktan sonra 11:30 civarlarında sanık ile mağdur evden ayrılarak gitmişlerdir. Mağdur daha sonra kendi evine gitmiştir.
14.04.2015 günü de sanık ile mağdur … mahallesinde bulunan kapalı pazarda buluşmuşlardır. Ancak hava yağmurlu olduğundan mağdur ıslanmıştır. Saat 21:00 sıralarında mağdur köy otobüsüne binmeye çalışmış ancak bu otobüsü kaçırmıştır. 23:00’de de otobüs olmadığını öğrenince sanığı arayarak sanıktan yardım istemiştir. Sanık … de kendi evlerine gelmesini mağdura söylemiş ancak sanık …’in evinde anne ve babası da olduğundan onların fark etmemesi için önce balkondan eve girmeye çalışmış ancak bunu başaramayınca sanık … evin kapısını açarak sessizce mağduru eve almıştır. Kendi odasına götürmüş ve o gece de mağdurla öpüşmüş ve birlikte sarılarak yatmışlardır. Ertesi sabah 08:00 arabası ile de köyüne dönmüştür. Mağdurun eve gelmediğini dedesi mağdurun babası …’e bildirmesi üzerine …, …’dan mağdurun herhangi bir kimseyle birlikte olup olmadığını ve o gece nerede kaldığını araştırmasını istemiştir. … mağdurun nerede olabileceğini araştırmış ve muhtemel bir çok yere bakmış ve sonunda kafede oturduğu sırada … mağduru bulmuştur. Mağduru alarak babasının yanına götürmüştür. Mağdurun babası mağdurun cep telefonunu incelemiş ve sanık …’in mağdura atmış olduğu mesaj içeriklerini gördüğünde bunları mağdura sormuştur. Ancak mağdur çekindiğinden … ile yaşadığı birlikteliği babasına anlatamamıştır. 16.04.2015 günü mağdur …’a … ile yaşadıkları birlikteliği …’e anlatması üzerine mağdur ailesi ile birlikte ve ailesinin zorlamasına istinaden güvenlik güçlerine başvurmuşlardır.
Sanıklara isnat edilen eylem mahkememizce yukarıda belirtilen şekilde kabul edilmiştir.
Mahkememizce öncelikle değerlendirilmesi gereken husus sanık …’in ve buna bağlı olarak da diğer sanıklar … ve …’in mağdurun yaşının küçük olduğunu bilip bilmediği hususudur.
Aşağıda belirtilen nedenlerden ötürü sanık … ile diğer sanıklar … ve …’in mağdurun gerçek yaşına ilişkin hataya düştükleri kabul edilmiştir.
*Sanık … tüm aşamalarda mağdurun yaşının büyük olduğunu, kendisini … olarak değil … olarak tanıttığını, Güzel Sanatlar Lisesi son sınıfta öğrenim gördüğünü ve yaşının 18 olduğunu, görüntü itibariyle de mağdurun yüzünde sivilceler bulunması ve genel görüntüsü itibariyle de 18 yaşını doldurduğu kanaatinin kendisinde oluştuğunu belirtmektedir. Sanık bu ifadelerini emniyette, savcılıkta, sorguda ve mahkemede tutarlı şekilde belirtmekte olup mağdurun yaşının küçük olduğunu bilmediğini ısrarla belirtmektedir.
*Soruşturma aşamasında mağdur ile görüşen rehber öğretmen …’un dosya içersinde yer alan görüşme raporunda da belirtildiği üzere mağdurun sanığın yaşının 26 olmasından dolayı internette kendisini tanıtırken yaşının 18 olarak sanığa söylediğini ve sanığın da halen yaşını 18 olarak bildiğini belirtmiştir.
*Dosyaya sunulan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde mağdurun fotoğrafının da bulunduğu sosyal paylaşım sitesinde mağdur doğum tarihini 07 Ocak 1997 olarak belirtmiştir. Bu doğum tarihine göre mağdurun suç tarihindeki yaşı 18 den büyüktür.
*Mağdurun sosyal paylaşım sitesinde yer alan fotoğrafları göz önüne alındığında gerçek yaşından büyük olarak gözükmektedir.
*Mahkememizin gözlemine göre de mağdur nüfus kaydında yer alan yaşından fiziki olarak daha büyük gözükmektedir.
*Mağdurun ifadesi sırasında duruşma salonunda yer alan sosyal çalışmacı … da mağdurun ruhsal ve zihinsel gelişimimin yaşına uygun olduğunu ancak fiziksel olarak 15-16 yaşlarında gözüktüğünü gözlemleyerek mahkememize belirtmiştir.
*Mağdurun gerçek yaşını olduğundan büyük göstermesine ilişkin yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında toplumdaki sosyal yaşantı gereğince sanık …’den mağdurdan nüfus cüzdanını isteyerek yaşının kaç olduğunu bilmesi gerektiği beklenemez. Çünkü, sanık mağdur …’i kız arkadaşı olarak görmüş ve fiziki görüntüsünün de gerçek yaşından büyük olduğunu değerlendirdiğinden mağdurdan nüfus cüzdanını isteme gereği duymamıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda sanıkların eylemlerinin hukuki nitelendirilmesi,
Mağdur … … 07/01/2002 doğumlu olun suç tarihi itibariyle 14 yaşının içersindedir.
Mağdur internette facebook sayfasında kendisinin 18 yaşında olduğuna dair bilgilere yer vererek kendi tanıtım sayfasını oluşturmuştur. Mağdur her ne kadar facebook adlı sosyal paylaşım sitesinin bir ara çalındığını, bu nedenle yaşının facebook sayfası çalındığında kendisi dışındaki kişiler tarafından büyük gösterildiğini belirtmiş ise de, dosya içersinde yer alan mağdura ait fotoğrafında yer aldığı facebook paylaşım sayfasındaki tarih 10 Nisan 2015 olup, bu tarih itibariyle sanık … ile mağdur facebook üzerinden görüşmektedir. Dolayısıyla mağdura ait facebook sayfasının başka kimse tarafından suç tarihi itibariyle çalınması söz konusu değildir. Kaldı ki, mağdura ait facebook sayfasının başka kimseler tarafından çalınmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmamaktadır. Mağdurun da facebook sayfasının çalındığına ilişkin soruşturma aşamasında hiç bir beyanı olmadığı gibi facebook sayfasının çalındığına ilişkin resmi kurumlara yapmış olduğu herhangi bir şikayeti de bulunmamaktadır. Facebook sayfasında 10 Nisan 2015 tarihi itibariyle mağdurun fotoğrafları da bulunmaktadır. Mağdurun facebook sayfasının çalındığına ilişkin beyanı, yaşını büyük göstermesine ailesinin kızacağı ve onların baskısına maruz kalacağı endişesinden ötürüdür. Bu nedenle mağdur, facebooktaki yaşını kendisinin büyük göstermediğini, facebook sayfası çalındığı dönemde büyük gösterildiğini ifade etmiştir. Mağdurun bu şekilde ifade vermesinin amacı mahkememizce yukarıda belirtilen şekilde kabul edildiğinden mağdurun facebook sayfasının çalındığına ilişkin beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Mağdur soruşturma aşamasındaki tüm beyanlarında sanık … ile rızası ile birlikte olduğunu, …’den şikayetçi olmadığını ifade etmektedir. Bu durum da mağdurun yaşını büyük göstermek suretiyle sanık … ile cinsel yakınlık yaşadığını ancak ailesinden korkmasından ötürü sonraki ifadelerinde …’in kendisiyle zorla cinsel yakınlık kurduğunu ifade ettiği mahkememizce kabul edilmiştir. Çünkü mağdur gerek avukatı ve sosyal çalışmacı huzurunda vermiş olduğu ifadesinde gerekse sosyal çalışmacı ile yapmış olduğu görüşmede sanık …’in kendisini hiç bir zaman zorlamadığını tüm birlikteliklerinin kendi rızası ile gerçekleştirdiğini ifade etmiştir. Zaten rehber öğretmen … tarafından düzenlenen raporda da sanığın 26 yaşında olduğunu mağdurun tarafından bilinmesi üzerine mağdurun kendisinin yaşını 18 olduğunu …’e bildirdiği belirtilmiştir.
Sanık … tüm aşamalarda mağdurun fiziken büyük gözüktüğünü, zaten mağdurun da yaşını kendisine 18 olarak söylediğini ifade etmiştir.
Mağdurun internette yaşını büyük gösterdiğine dair temin edilen facebook sayfası çıktıları dosyada mevcuttur.
Sanık ile mağdur facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde tanışmalarından bir kaç gün sonra fiziken bir araya gelmiş ve ilk yüz yüze görüşmeleri 09.04.2015 tarihinde gerçekleşmiştir. Zaten sanık …’e isnat edilen son suç tarihi de 15.04.2015 dir. Dolayısıyla sanık … ile mağdurun yüz yüze görüşme süreçleri bir hafta dahi değildir. Bu kadarlık süre içersinde sanık …’in mağdurun gerçek yaşını doğru olarak bilmesi beklenemez. Zaten mağdur lise öğrencisi olduğunu ve yaşının 18 olduğunu ifade etmektedir.
Mağdur dosyadaki fotoğraflarında da görüldüğü üzere nüfustaki yaşından daha büyük olarak gözükmektedir.
Sanık …, mağdurun yaşının büyük olduğunu, tüm aşamalarda tutarlı şekilde ifade etmektedir. Bu savunmasını doğrulayacak tanık anlatımları, facebook sayfası çıktıları, rehber öğretmen tarafından düzenlenen görüşme raporu, mahkememizce mağdurun ifadesi sırasında hazır bulunan sosyal çalışmacı … ****’un gözlemleri bulunmaktadır.
Mağdur, mahkememizdeki beyanında sanık …’in kendisine zorla sahip olduğunu belirtmekte ise de, tanık anlatımlarıyla da sabit olduğu üzere sanığın mağdura yönelik herhangi bir zor kullanımı söz konusu değildir. Mağdur kendi rızası ile …’in evine gitmiştir ve geceyi … ile birlikte …’in evinde geçirmiştir. … herhangi bir şekilde mağdura karşı zor kullanmış olsa idi, mağdur bağırarak yardım isteyebilirdi ancak mağdur herhangi bir şekilde bağırıp yardım istememiştir. Zaten, soruşturma aşamasındaki beyanında da kendi rızası ile … ile cinsel yakınlaşma içersinde olduğunu belirtmiştir.
Her ne kadar mağdur …’in kendisine yönelik cinsel eylemlerini organ sokmak suretiyle gerekleştirdiğini ifade etmiş ise de, buna ilişkin somut, şüpheden uzak hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Mağdur hakkında düzenlenen heyet raporunda mağdurun anatomik olarak bakire olduğu belirlenmiştir. Yine mağdurun giysilerinde veya cinsel organı çevresinde ve içersinde sanık …’e ait sperm veya başkaca bir bulgu tespit edilmiş değildir. Bu nedenle sanık …’in mağdurla olan cinsel yakınlaşmasının organ sokmak boyutunda olduğuna ilişkin şüpheden uzak hiç bir kanıt yoktur. Bu sebeplerle sanık …’in mağdura yönelik cinsel eylemlerinin organ sokmak boyutuna varmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Sanık, mağdura karşı zor kullanmış olsa idi, mağdur sanığın elinden kurtulur kurtulmaz güvenlik güçlerine haber vermesi gerekirdi. Oysa, mağdurun beyanına göre dahi … ile olan birliktelikleri sabah 06:00’ya kadar sürmüş , 06:00’dan 11:00’e kadar yine … ile birlikte aynı evde kalmıştır. Kendisine karşı zor kullanılan mağdurun sanık ile yaklaşık 5 saat aynı evde kalması ve birlikte uyumaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki mağdur bu tarihten sonra da sanık … ile bir çok kez buluşmuştur. Hatta bir gece kendi rızası ile sanık …’in evine gelmiş ve …’in odasında … ile birlikte geceyi geçirmiştir. Mağdurun kendisine karşı zor kullanarak cinsel eylem gerçekleştiren birinin evine kendi rızası ile gidip geceyi birlikte geçirmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Zaten mağdur da soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanık …’in kendisine hiç zor kullanmadığını rızası ile birliktelik yaşadıklarını ifade etmiştir.
Sanık … ***** ile arkadaşları … ve …’e isnat edilen eylemler açısından mahkumiyetine karar verilebilmesi için TCK’nun 30. Maddesi kapsamında kabul edilebilir hata içerisinde olmadığı kesin olarak ortaya konulmalıdır. Ancak sanıkların, mağdurun yaşına ilişkin hataya düştüğüne ilişkin tutarlı, savunmasını doğrulayacak yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında sanıkların TCK’nun 30. maddesinden faydalanması gerekmektedir.
Sanık … mağdurun yaşının 18 den büyük olduğunu düşünmektedir. Zaten facebook paylaşım sayfasından da mağdur doğum tarihinin 07.01.1997 olarak göstermiştir. Bu doğum tarihine göre sanık …, mağdurun yaşının 18 den de büyük olduğunu düşündüğünden sanıklar açısından TCK’nun 234. maddesinde düzenlenen suçun oluşması da söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle bu yasa maddesinden ek savunma verilerek hüküm kurulması yoluna gidilmemiştir.
Sanık …’in sosyal ve kültürel durumu göz önüne alınarak 18 yaşından büyük olduğunu düşündüğü mağdureyle cinsel yakınlık yaşaması sırasında mağdurdan 18 yaşını büyük olup olmadığının bu şekilde sorması beklenemez.
Yukarıda belirtilen nedenlerle sanık …’in ve sanığa yardım ettiği iddia edilen sanıklar … ve …’in mağdurun yaşına ilişkin olarak hataya düşmüşlerdir.
Bu nedenle tüm sanıkların cinsel istismar ve hürriyetten yoksun kılma eylemlerinden TCK’nun 30. maddesi delaletiyle CMK’nun 223/3-d. Maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” gerekçeleri ile karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/222 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.