YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11662
KARAR NO : 2023/144
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2016 tarih, 2016/11990 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2017 tarihli ve 2016/228 Esas, 2017/98 Karar
sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2017/2429 Esas, 2017/2387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 02.07.2019 tarihli ve 2019/4137 Esas, 2019/10525 Karar sayılı kararı ile “… maddi hakikatin tam olarak ortaya çıkarılması ve suçun oluşumu ile niteliğine etkisi bakımından öncelikle mağdurenin resmi bir kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilerek tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüşte alındıktan sonra CMK’nın 218/2. maddesi gözetilip suç tarihindeki gerçek yaşı tespit edilerek buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı CMK’nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanunun 289/1-g maddesine muhalefet edilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde uyarınca yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesi’nin 18.05.2021 tarihli ve 2020/4931 Esas, 2021/3491 Karar sayılı kararı ile “sanığın aşamalarda 10. sınıf öğrencisi olması nedeniyle yaşının küçük olduğunu bilmediği mağdurenin kendisini on yedi yaşında tanıttığı yönündeki savunması ile bunu doğrular nitelikteki mağdurenin sözlü ve yazılı beyanları ile 10.08.2016 tarihli duruşmada alınan ifadesindeki görünümü ile tüm dosya içeriği nazara alındığında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği halde talebe rağmen mağdure hakkındaki gözlem zapta geçirilmeden ve eylem tarihindeki sınıf durumu dikkate alınmadan yetersiz gerekçe ile anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda bozma ilamına uyulması kararından sonra 11.02.2022 tarihli ve 2021/322 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurun yaşında hataya düştüğü anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi dikkate alındığında
değişen suç vasfına göre sanığın üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki eyleminin şikayete tabi olduğu, kovuşturma aşamasından mağdurun vaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından; sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, mağdurun suç tarihinde on beş yaşından küçük olması ve rızasının bulunmaması dikkate alındığında hata nedeniyle düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Adli muayene raporu, kesin hekim raporları, mağdur ve müşteki beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından; Sanığın suç tarihinde kız arkadaşı olan ve henüz 14 yaşında bulunan küçük mağdure …’nin rızası dahilinde mağdurenin evinde cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, küçük mağdurenin bu ilişki sonrasında hamile kalması üzerine öğrenim gördüğü okulda tartıştığı bir arkadaşının olayı öğretmenlerine anlatmasından sonra durumun anlaşıldığı ve kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulduğu kabul edilen olayda;
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, 11.02.2022 tarihli celsede mahkeme heyetince yapılan gözlemde “mağdurun huzurdaki nasihe hali görünüşü itibariyle eylem tarihi de dikkate alındığında yaşıtlarına göre fiziki gelişiminin doğum tarihi itibariyle uyumlu olduğu ve kendi beyanına göre de suç tarihinde de yaşıtlarına göre bir yaş kadar ileride olacak şekilde bedeni görünüme sahip olduğu” belirtilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda özetle, mağdurun rızası ile birlikte olduklarını ve mağdurun kendisine on yedi yaşında olduğunu söylediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanığın aşamalardaki savunması, mağdurun beyanları, Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesi bozma ilamı ile tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı eylem yönünden; sanığın mağdurun yaşında hataya düştüğü vicdani kanaatine varılarak bu haliyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi dikkate alındığında değişen suç vasfına göre sanığın üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki eylemine vücut verdiği, bu eylemin ise şikayete tabi olduğu ve kovuşturma aşamasında mağdurun vaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından; bu eylem yönünden açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilerek hukuki süreç başlığı altında altıncı bentte yer alan şekilde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış düşme hükmü, mahkemece mağdureye ilişkin yapılan gözlem, sanığın mağdurun yaşını on yedi olarak söylediğine yönelik savunması ile mağdurun yaşıtlarından bir yaş büyük göründüğüne ve sanığın kendisinin lise onuncu sınıfa gittiğini bildiğine yönelik beyanı da göz önünde bulundurularak usul ve kanuna uygun
olduğu anlaşıldığından değişen suç vasfına göre tesis edilen hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/322 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.