YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11692
KARAR NO : 2023/2624
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (mağdure sayısınca)
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2013/75 Esas, 2014/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureler … ve …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdure sayısınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2013/75 Esas, 2014/46 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/22377 Esas, 2021/7993 Karar sayılı ilâmıyla;
“5271 sayılı CMK’nın 217. maddesinin birinci fıkrasında ‘Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir’ ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise ‘Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez’ hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdureler … ile …’nın duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenilmelerinden, bu mümkün olmadığı takdirde ise soruşturma evresinde verdikleri görüntülü ifade CD’leri duruşmada taraflarla birlikte izlenerek buna ilişkin beyanlarda alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken adları geçen mağdurelerin dinlenilmesinden vazgeçilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdureler … ve …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdure sayısınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Bozma ilamına uyulmayarak yalnızca bir kısım tanıkların dinlendiği, yanlı tanık anlatımları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, sanığın, eski eşi ve eşinin ailesi tarafından oyuna getirildiği, katılanlar … ve …’nın beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğu, bu durumun sanık aleyhine anlatılan olayların gerçek dışı ve tamamen kurgusal olduğunu gösterdiği, dinlenen tanıkların hayatın olağan akışına aykırı beyanlarda bulundukları, mağdurelerin, halaları olan tanık … (sanığın eşi) tarafından yönlendirildikleri, zamanaşımı nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, verilen kararın sanık lehine bozulmasını talep ettiklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdurelerin akrabası olduğu, akrabalık ilişkileri nedeniyle ailece birbirlerine zaman zaman gidip geldikleri, sanığın mağdure …’ya karşı bir senedir evde cinsel bölgelerine, vücudunun muhtelif yerlerine 5-6 kez dokunmak suretiyle istismarda bulunduğu, gene akrabası olan mağdure …’ya karşı ise üç ayrı zamanda cinsel amaçlı dokunmak ve kulaklarını emmek suretiyle istismarda bulunarak üzerine atılı suçu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2. Deliller; Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, savunma, mağdurenin beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, adli görüşme raporları ve kolluk tarafından tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.