YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11740
KARAR NO : 2023/1282
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2018/481 Esas, 2019/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/1331 Esas, 2019/923 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2020/754 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararı ile mağdurun hafif derecede mental retarde olduğunun bilinmediğine yönelik savunma İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.10.2018 tarihli raporunda kendisinde hafif derece sınırında zeka geriliği bulunan mağdurun durumunun hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın olay günü hafif derecede zeka geriliği bulunan mağdurun durumunu bilerek eylemini gerçekleştirdiğine dair denetime elverişli olacak şekilde somut gerekçeler gösterilerek karar verilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın gerekçesiz hüküm kurulmasından bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.10.2021 tarihli ve 9-2021/96101 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
6. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli, 2021/26051 Esas, 2022/5809 Karar sayılı kararı ile mahkemece atılı suçtan kurulan hükmün sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine düzenlenen 29.10.2021 günlü Tebliğname’de o yer Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik herhangi bir görüş belirtilmediği anlaşıldığından, ek Tebliğname hazırlanmak suretiyle söz konusu eksiklik giderildikten sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.09.2022 tarihli ve 9-2021/96101 sayılı, onama görüşlü ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında atılı suçtan alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın ceza verilmesi ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun anal muayenesine yönelik raporun mağdur beyanları ile örtüşmediğine, sanığın kolluğun baskı ve şiddeti sonucunda suçunu kabul ettiğine, mahkemede ikrarından dönmüş olup başka delil de olmadığından hükme esas alınamayacağına, mağdurun soruşturma aşamasında tanık …’ın baskısı neticesinde ifade verdiğine, mahkemede beyanlarını değiştirdiğine, mağdurun ve annesinin şikayetinden vazgeçtiğine, olay yerinin cinsel suçun işlenmesine uygun olmadığına, sanığın mağdurdaki zeka geriliğini bilmediğine ve bilebilecek durumda olmadığına, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden de mağdurun ve annesinin şikayeti olmadığından düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesi kapsamında kaldığına, şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … soruşturma aşamasında kollukta, Cumhuriyet Savcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde alınan beyanlarında; olay günü fidanlıkta alkol almak için oturduğu esnada mağdur …’in balley almak için kendisini aradığını, mağdura balley alarak verdiğini daha sonra mağdurun yanından ayrıldığını bir süre sonra tekrar yanına geldiğinde mağdurun kendisine “Beni büyükler arıyorlar, araç ile gezdiriyorlar, biz ilişkiye giriyoruz, abi ben kimseye bir şey söylemeyeceğim, seninle ilişkiye girmek istiyorum.” dediğini, mağdurun kendisini yanaklarından boynundan öpmeye başladığını kendisinin de dayanamayıp arkadan cinsel organı ile gidip gelmeye başladığını 3-4 defa girip çıktıktan sonra boşaldığını daha sonra toparlanıp ayrıldıklarını beyan ederek ikrara dayalı anlatımda bulunduğu, bozma öncesi mahkeme huzurunda beyanı alınan tanık …’ın mağdurla sanığı gördüğü ve sonrasında mağduru sıkıştırıp sorduğunda mağdurun sanığın kendisini istismar ettiğini anlattığına yönelik beyanları gözetildiğinde sanığın üzerine atılı cinsel istismar eyleminin sabit olduğu kanaatine varılmıştır.
2. Sanık mahkeme huzurunda alınan savunmasında soruşturma aşamasındaki beyanlarının aksine eylemi gerçekleştirmediğine yönelik anlatımda bulunmuş ise de soruşturma aşamasındaki anlatımlarında eylemi gerçekleştirdiğine yönelik samimi anlatımı ve aşamalardaki tüm anlatımlarının aynı olay kurgusu içinde olup sadece eylemi gerçekleştirip gerçekleşmediği yönünde beyanlarının farklılaşması dikkate alındığında eyleme yönelik değişen anlatımının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilerek itibar edilmemiştir.
3. Mağdur …’in sanığın kendisine bir şey yapmadığına yönelik anlatımları -Sivas Cumhuriyet Üniversitesi … Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığın’dan alınan raporda, mağdurun yönlendirilmeye müsait olduğu, cinsel istismar eyleminin ne olduğunun önemini kavrayamadığı, kurduğu cümlelerin başkaları tarafından yönlendirilmesi sonucunun olduğunun tespit edilmiş olması karşısında- sanık lehine değerlendirilmemiş; mağdurun beden muayenesinde fiili livatayı gösterir herhangi bir bulgu bulunmayışı olay tarihi ile muayene tarihi arasında geçen sürede iyileşmiş olması ihtimali ile eylem sırasında kayganlaştırıcı jel gibi maddelerin kullanılmış olabilme ihtimali gözetildiğinde sanığın eylemi gerçekleştirdiğine yönelik kabulde şüphe oluşturmamıştır.
4. Bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu yönünde oluşan kanaati değiştirip şüphe oluşturacak dosya kapsamında bilgi, belge ve delil bulunmayışı gözetildiğinde üzerine atılı ve işlediği sabit olan suçtan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 11.07.2018 olarak gösterilen suç tarihinin 09.07.2018 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A.Sanık Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebeplerine Yönelik
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihinde hafif derecede zeka geriliği bulunan mağdurun aşamalardaki beyanları, 15.10.2018 tarihli adli tıp raporu içeriği, sanığın ikrarı, tanıklar … ve Ahmet’in beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay tarihinde mağdurun hafif derecede mental retarde olduğunu bilerek anüsüne organ sokmak suretiyle atılı suçu işlediği kanaati varılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmaksızın “16 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17 nci Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.