Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11932 E. 2023/2322 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11932
KARAR NO : 2023/2322
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2018/441 Esas, 2020/82 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/681 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … ve Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesinin kararında gerekçe bulunmadığına, duruşma talebi ile ilgili tarafından karar verilmediğine, duruşmada sanığa yönelttikleri soruların mahkeme heyetince sorulmadığına, mağdurun beyanları ile olayın oluş şekli göz önüne alındığında sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, mağdurun mahkeme heyetince duruşmalardan çıkarıldığına, iddia hakkının kısıtlandığına ve boşanma davasındaki tazminat taleplerinin boşanma sebebine bağlı olarak haklı talepler olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurun beyanlarının göz ardı edilerek sanık lehine yargılama yapıldığına ve sanığın en üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun üvey babası olan sanık hakkında, 17.04.2018 tarihi öncesinde mağdur ile beraber yaşadıkları dönemde çeşitli seferler mağdurun dudaklarından öpme, ısırma, gece odasına gelme, cinsel bölgesine cinsel organını sürtme şeklindeki eylemlerle cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile kamu davası açılmıştır.

2. Mağdurun mahkemece alınan beyanında özellikle yıllara ilişkin ve oturulan mahalle ve evlere ilişkin anlatımlarında çelişkiler olduğu, mağdur ile annesinin beyanlarının örtüşmediği, intikalin sanığın 22.09.2017 tarihinde boşanma davası açmasından sonra 17.04.2018 tarihinde gerçekleştiği, boşanma davası nedeniyle taraflar arasında husumet oluştuğu, mağdurun annesinin sanığa “Kimin hayatı biter umurumda değil, seçim senin, ya anlaşma, ya da kelepçe, kaçma adliyeye geleceksin, seni TSK dan içeri sokmayacağım, üzerimi giyip geliyorum, dört tane dava birden açacağım” şeklinde gönderdiği mesajlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, sanığın atılı suçu işlediği hususunda somut, kesin, şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınıp sanığın suçu işlediği sabit olmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun ve annesinin aşamalardaki birbiri ile örtüşmeyen tutarsız beyanları, taraflar arasındaki husumet, mesaj içerikleri, savunma ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/681 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararında katılan … mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.