Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11933 E. 2022/11528 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11933
KARAR NO : 2022/11528
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı fuhuş
HÜKÜM : Sanık … ile suça sürüklenen çocuklar … ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’in fuhuş suçundan mahkumiyetine

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık … müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk…’in eyleminin zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçtan görülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile fuhuş suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan mağdurenin, suça sürüklenen çocuk …’in teşvikiyle, diğer suça sürüklenen çocuk …’le birlikte gittikleri piknikte oral seks yaptığı gözetildiğinde, …’in mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemine TCK’nın 37. maddesi kapsamında aslen iştirak etmesi karşısında, eyleminin hem 5237 sayılı TCK’nın 227/1. maddesinde düzenlenen fuhuş hem de aynı Kanunun 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturduğu ve TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince suça sürüklenen çocuğun ağır olan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden her iki suçtan da yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Buna göre olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’in eyleminin zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçlardan görülen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.