YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12138
KARAR NO : 2023/1872
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.06.2014 tarihli ve 2013/1259 Esas, 2014/720 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.06.2014 tarihli ve 2013/1259 Esas, 2014/720 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2017/4047 Esas, 2021/3829 Karar sayılı kararı ile sanığın işlediği kabul edilen suçların üst sınırları itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/1414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, bozma ilamına uyularak basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek hak yoksunluklarına itiraz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince sanık tarafından sunulan 21.02.2022 tarihli dilekçe karara itiraz olarak değerlendirilmiş, dosya yeni esasa kaydedilip basit yargılama usulünün kaldırılmasına karar verilerek Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1640 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile sanık tarafından sunulan dilekçenin tam olarak itiraz niteliğinde olduğunun tespit edilememesi nedeniyle lehe değerlendirme yapılarak 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulanmak suretiyle sanığın 3 numaralı bentte bahsi geçtiği üzere cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.09.2022 tarihli ve 9-2022/96435 sayılı, mahalline iade görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlememesi nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın tüm aşamalarda sanığın ilk defa intikal tarihinden iki yıl öncesinde arayıp garip sesler çıkararak “.. Aşkım, bir tanem..” dediğini, sonrasında ise belirli aralıklara aramaya devam ederek rahatsızlık verdiğini iddia ederek şikayetçi olduğu, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, sanığın son aramasından bir gün sonra katılanın savcılığa müracaatı ile intikalin gerçekleştiği, iletişimin tespiti kayıtlarında son aramanın sanık tarafından yapıldığının ve on dokuz … sürdüğünün tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan ve tanık beyanları ile iletişimin tespitine ilişkin kayıtlar dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın istikralı beyanları, sanık savunması, tanık ifadesi, iletişimin tespiti kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemenin kabulü ve uygulamasına göre, karar başlığında suç tarihinin 2 yıl öncesinden 14.07.2013 tarihine kadar yerine, 14.07.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
3. Onama sebebine ve İlk Derece Mahkemesince duruşma açılarak yeniden hüküm kurulmasına göre Tebliğname’deki görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1640 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.