YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12146
KARAR NO : 2023/541
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ:
Bozüyük Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli, 2012/655 Esas 2013/387 Karar sayılı ilamı uyarınca sanığın cinsel taciz suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş; ilgi karar 04.06.2013 tarihinde kesinleşmiş; sanığın denetim süresi içerisinde bulunan 26.05.2015 tarihinde kasten suç işlemesi nedeni
ile Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/248 Esas ve 2016/126 Karar sayılı hükmü ile hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiş; sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmakla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulmuş, mahkemece dosya tekrar ele alınarak sanık hakkında önceki yargılama aşamasında tayin olunan hükmün açıklanmasına, sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi hükümleri uyarınca neticeten 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Dava dosyası yönünden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un, “Kanuna muhalefet halleri” başlıklı 308 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen;
“Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır.
7 – Hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesi, …”
Hükmü uyarınca, kararın gerekçeyi ihtiva etmemesi, mutlak bozma nedeni olarak belirlenmiştir.
2. Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde … kararının açıklanmasına ilişkin kararda bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/437 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.