YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12191
KARAR NO : 2023/620
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/123 Esas, 2019/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/2527 Esas, 2019/1837 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/20302 Esas, 2022/2327 Karar sayılı kararı ile özetle “Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bu hususların bulunmaması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/560 Esas, 2022/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2022 tarihli ve 9-2022/111981 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.”, aynı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında ise “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
2. Bu kapsamda ilk derece mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirtilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlendikten sonra, mümkün olmadığı taktirde soruşturma evresinde alınan beyanına ait görüntü izlenerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, mağdure duruşmaya davet edilmeden, aşamalarda alınan ifadesine ilişkin görüntü kaydı duruşmada izlenmeden ve beyanları 5271 sayılı Kanun’un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince sanığa okunmadan atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hususu hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebebine göre de Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/560 Esas, 2022/385 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.