YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12220
KARAR NO : 2022/10691
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs
HÜKÜM : Beraat
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.11.2022 tarihinde üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mağdure …’nin babasının ölümünden sonra amcası … Kale’nin yanında 6-13 yaşları arasındayken kaldığı, bu dönemde mağdurenin amcasının oğlu olan… tarafından cinsel istismara maruz kaldığı, bu eylem sebebiyle… hakkında Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verildiği, bu olaydan sonra mağdurenin öz dayısı olan sanık …’ in mağdureyi Nazilli’ ye götüreceğini söylediği, mağdurenin de okumak istediğinden sanığın bu isteğini kabul ettiği ve dayısının, anneannesi ve dedesi ile birlikte kaldığı Nazilli’ deki evine yerleştiği, oturdukları evin iki katlı olduğu, sanığın evin alt katında kaldığı, mağdurenin ise anneannesi ve dedesi ile birlikte üst katta kaldığı, 2012 Eylül ayında okula yazılan mağdurenin devamsızlığından dolayı Ekim ayında okuldan ayrıldığı, olay tarihinde sanığın mağdureden kendi ikamet ettiği alt kattaki evi temizlemesini istediği, bunun üzerine mağdurenin evin alt katına inerek evi temizlemeye başladığı, sanığın bakkaldan bir şeyler alarak mağdurenin bulunduğu eve geldiği, sonrasında mağdurenin yanına yaklaşarak elinden tuttuğu, kendisine doğru çektiği ve mağdureye hitaben “sen çok güzelsin, benim karım senin gibi güzel olacak, seksi olacak” dediği, mağdureyi öpmek için elinden tutup kendisine doğru çekiştirdiği sırada mağdurenin bağırdığı, bunun üzerine sanığın daha fazla ileri gitmeyerek mağdureyi bıraktığı ve kimseye söylememesi hususunda kendisini tehdit ettiği, olaydan bir ay kadar sonra mağdurenin yatılı Kur’an Kursuna yerleştirildiği, velisi olarak sanığın mağdure ile ilgilendiği, sanığın mağdureyi haftasonu izinleri için eve götürmek istediğinde mağdurenin gitmek istemediği, bu hususun Kur’an Kursu görevlileri tanıklar…, … ve …’ın beyanları ile sabit olduğu, zaman zaman bayılma nöbetleri geçiren mağdurenin 04.12.2012 tarihinde yine bayılması ve hastaneye götürülmesi üzerine Kur’an Kursundaki hocalarının mağdurenin sıkıntısının ne olduğunu ısrarlı şekilde sorduklarında mağdurenin dava konusu olayı anlattığı, akabinde adli mercilere intikalin gerçekleştiği, mağdurenin kimsesiz olması ve sanığın gözetiminde olup sanık tarafından tehdit edilmesi nedeniyle olayı 3 ay kadar sonra yetkililere intikal ettirdiği, mağdurenin gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında şikayetçi olmamasına rağmen olayı tutarlı şekilde anlattığı, sanığın savunmalarında mağdurenin kendisine iftira etmesine sebep olacak bir husumetten bahsetmediği, ancak savunma, mağdure beyanı ve tanık…’in ifadesinde geçtiği üzere mağdurenin okula devam ettiği dönemde sanığın mağdurenin erkek arkadaşı olmasından ve okula devamsızlığından dolayı araç içerisinde mağdureye tokat attığı, bu olaydan dolayı mağdure ile sanık arasında husumet oluştuğu iddia edilebilirse de yetim olması ve annesinin maddi imkansızlığı nedeniyle 3 kardeşi evlatlık verilen mağdurenin kendisini bakım ve gözetimine alan sanığa karşı sırf bu olay sebebiyle iftira atmasının akla yatkın olmadığı,
Hususları hep birlikte dikkate alındığında sanığa atılı eylemin sabit olduğu kanaatinde olduğumdan hükmün bozulması gerektiği görüşüyle onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.