YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12277
KARAR NO : 2023/2366
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/95 Esas, 2020/274 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2021/187 Esas, 2021/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/19762 Esas, 2022/2900 Karar sayılı kararı ile sanığın, temizlik yapmak amacıyla evine gelen katılana karşı nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunması dışında onun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığı göz önüne alınarak kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/261 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın nitelikli cinsel istismar suçunu işledikten sonra katılan ile çocuğunu evinde tutmaya devam ettiği ve bağımsız olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlediğinin sabit olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan … … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın nitelikli cinsel istismar suçunu tamamladıktan sonra katılanı bir süre daha bıçakla evinde alıkoyduğu, olayı kimseye söylememesi konusunda tehdit ettikten sonra bıraktığı gözetilerek eylemin cinsel saldırı suçuyla sınırlı olmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyeti gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde iddia, katılan beyanı, sanık savunması, bilgi sahibi beyanı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor, mesaj tespit tutanağı, kolluk tutanakları, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle katılanın iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, katılanın hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, temizlik yapmak amacıyla evine gelen katılana karşı nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunması dışında onun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suçu yönünden beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece sanığa atılı suç yönünden unsur yokluğundan dolayı beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde delil yetersizliğinden beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin eleştiri nedeni dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan … … vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/261 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasında yer alan “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın CMK.’nın 223/2-e maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine ”olayda sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.