Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/12534 E. 2023/973 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12534
KARAR NO : 2023/973
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde 06.01.2022 tarihli dilekçesi ile katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya kabulüne karar verildikten sonra yapılan incelemede;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260
ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,
1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317

nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2011/68 Esas, 2014/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2021 tarihli ve 2021/2026 Esas, 2021/9151 Karar sayılı kararı ile sanığın tamamlanan eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturduğundan bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/832 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine (sübuta), 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … katılanın aynı işyerinde çalıştıkları, aralarında telefon görüşmelerinin olduğu ancak bu görüşmelerin sevgili olduklarına ve katılanın cinsel eylemlere … gösterdiğine delalet etmeyeceği, suç tarihinde, sanığın, katılanı işyerindeki ütü odasına götürdüğü, sanığın, katılanı öperek katılanın pantolonu ve çamaşırını dizinden aşağısına kadar sıyırdığı, bu esnada katılana cinsel amaç ihtiva eder dokunuşlarla katılanın rızası hilafında cinsel eylemlere yönelik bir kısım mücadele yaşandığı, katılanın direnmesi ve kapının tanık … tarafından çalınması sonrası sanığın eylemini sonlandırdığı anlaşılmakla bu haliyle tamamlanan eylem ve olay yeri özelliklerine göre cinsel saldırı eyleminin organ sokmak suretiyle gerçekleştirileceğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve denetime elverişli delil bulunmadığından cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemini Yönünden
1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından karar hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/832 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın Başkan vekili …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Sanık hakkında katılana karşı basit cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın sanığın eyleminin cinsel saldırıya teşebbüs suçunu oluşturduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki;
5237 sayılı TCY’nın 35/1. maddesinde teşebbüs; “kişi, işlemeye kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenler ile tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” şeklinde tanımlanmıştır.
Olay tarihinde sanık ile mağdurun aynı iş yerinde çalıştıkları, sanığın cinsel ilişki teklifinin mağdur tarafından kabul edilmediği ve sanığın mağdur ile cinsel ilişkiye girme amacı ile mağduru kolundan tutarak zorla iş yerindeki ütü odasına soktuğu, burada mağdur ile sanık arasında mücadele başladığı, bu mücadele sırasında mağdurun pantolonun ve iç çamaşırının sanık tarafından dizinden aşağısına kadar indirildiği ve mağdur altta sanık üstte mücadele ederken ütü odasının kapısının tanık … tarafından çalındığı, tanık …’in kapıyı çalmadaki ısrarı üzerine sanığın eylemini mecburen sonlandırmak zorunda kaldığı ve mücadele sırasında mağdur tarafından sanığın yaralandığı ve sanığa ait kanın mağdurun pantolonuna geldiği, olayda sanığın mağdurun pantolonunu ve iç çamaşırını dizine kadar sıyırdığı , mağdurun bu aşamada direnirken sanığı boynundan yaralandığı ve mağdurun pantonundaki kanın DNA raporu ile sanığa ait olduğunun tespit edildiği, tanık …’in ısrarlı şekilde kapıyı açmak için zorlaması ve açar mısınız diye seslenmesi nedeniyle sanığın eylemine elinde olmayan nedenler ile son vermek zorunda kaldığı nazara alındığında, sanığın fiilinin nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilerek bozma nedeni yapılması gerektiği kanaatiyle sanık hakkında basit cinsel saldırıdan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.