YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12535
KARAR NO : 2023/841
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 02.11.2011 tarihli ve 2011/41758 Esas sayılı iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2011/273 Esas, 2014/196 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2011/273 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/21908 Esas, 2021/7854 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun olaydan bir hafta kadar önce tanıştığı mağdurenin kendisine 1993 doğumlu olduğunu söylediği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/329 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşması sebebiyle eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 12.12.2013 gün ve 791 sayılı raporuna göre suç tarihinde mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunun mütalaa edildiği, suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, olayda hata hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen düşme kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin arkadaş oldukları, olay tarihinde mağdurenin okuldan çıktıktan sonra servisten inerek arkadaşları ile birlikte Dikmen Vadisine gittiği, ailesinden çekindiği için arkadaşı olan suça sürüklenen çocuğu telefonla aradığı, buluşarak Kızılay’a gittikleri, geç vakte kadar burada gezdikleri, daha sonra birlikte Ostim’e gittikleri, burada çardak gibi bir yere girdikleri, mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri, ilişki sonrasında alınan Dr. … Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 26.10.2011 tarihli raporuna göre hymende yırtık gözlemlendiği, mağdurenin yaşı konusunda Adli Tıp Genel Kurulundan alınan raporda olay tarihinde on beş yaşının içerisinde olduğunun anlaşıldığı, eylem nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı, olayın bu haliyle olduğunun mağdure beyanları ve suça sürüklenen çocuk ikrarıyla sabit olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle eylemin çocuğa karşı nitelikli istismar suçu kapsamında kaldığı anlaşılmışsa da; suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda mağdurenin lise son sınıfa gittiğini ve 1993 doğumlu olduğunu bildiğini ileri sürdüğü olayda, mağdurenin olay anında on beş yaşını sürdüğü, mağdurenin tüm aşamalarda suça sürüklenen çocuğun savunmalarına aykırı beyanı da olmadığı göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuğun mağdure ile onun on beş yaşından büyük olduğunu düşünerek cinsel ilişkiye girdiği ve bu konuda eylemin niteliğine dair kaçınılmaz hataya düştüğü kabul edilerek bu haliyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrasına uyduğu değerlendirilmiş, eylemin zamanaşımını kesen son işlemin 19.06.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibari ile on beş – on sekiz yaş grubunda bulunduğu eylemin 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrasına göre 5 yıl 4 aylık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan 19.06.2014 tarihli mahkumiyet hükmünden sonra karar tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla anılan maddeler ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği belirlenmiştir.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, suça sürüklenen çocuk savunmaları, mağdure beyanları, tanık anlatımları, Dr. … Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 26.10.2011 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 12.12.2013 gün ve 791 sayılı raporu, emniyet evrakları, olaya dair tüm tutanaklardan ibarettir.
IV. GEREKÇE
Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/329 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararında, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığının anlaşılması karşısında, eyleme uyan suç vasfı ile hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunduğu nazara alınarak zamanaşımı sebebiyle verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/329 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.