YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12567
KARAR NO : 2023/342
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/388 Esas, 2018/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/388 Esas, 2018/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında …, … …, …, …, Yaren ve … …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca (Altı kez) 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2019/1593 Esas, 2019/1056 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiin, katılan Bakanlık vekilinin, mağdureler … …, … ve … vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kabulüne karar vererek bozma kararı verilmiş ve 5271 sayılı Kanun’un 284 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 26.09.2019 tarihli ve 2019/232 Esas, 2019/532 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
5. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/232 Esas, 2019/532 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında …’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanık hakkında … …’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Sanık hakkında …’ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
d) Sanık hakkında …’e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
e) Sanık hakkında Yaren’e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
f) Sanık hakkında … …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/1344 Esas, 2020/1107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, … ve Yaren vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi uyarınca esastan reddine, katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti talebine ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi uyarınca 280 inci maddesinin birinci fıkrası, 284 üncü maddesi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine, sanık müdafiin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.09.2022 ve 20.02.2021 tarihli, 9-2022/121590 ve 14-2020/113536 sayılı Tebliğnameler ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiin Temyiz Sebepleri
Mağdurelerin beyanlarından başka delil bulunmadığına, mağdurelerin emniyet, soruşturma, kovuşturma ve istinaf dönüşü sonrası ifadelerinde çelişki olduğuna, mağdurelerden … …’nın bu olaya benzer başka bir olayın olduğu ve oradaki ifadelerinin de benzer olduğuna, sanığın 22.08.2019 tarihli dilekçesinde yazmış olduğu “…kendisine iftira atıldığını, sadece torun şefkati ile öpüp cimciklediğini, herkesin küçük çocukları sevip dudağından öptüğünü daha ötesi olmadığını, kendisinin kötü bir beyanı olmadığını…” şeklindeki dilekçeyi koğuştaki bir şahsın yazmış olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığa alt sınırdan ceza verilmesine, takdiri indirim yapılmasına ve katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurelerin soruşturma aşamasında olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına vermiş oldukları “Her bakkala gittiğimizde sanık dudağımın yarısından öpüyordu, belime sarılıp elini göğsüme koyuyordu, bedava yiyecek verirdi, sanık bunu her gittiğimizde yapar idi, biz çok defa bakkala gittik, sanığın bu tarz eylemlerini kuzenlerim … ve …’e yaparken gördüm, onlara da bana yaptıklarının aynısını yapardı, sanık eylemlerini bakkalın içinde yapardı, dışarıda sadece yanağımızdan öpüyordu” “… amca bize bedava bir şeyler veriyordu, biz gelince bizi dudağımızdan öpüyordu, her gittiğimde sanık beni dudağımdan öptü, biz çok sefer gitmiştik, beni kucağına oturtturdu, başka bir şey yapmadı” “En çok oraya … ile giderdim, gittiğimizde sanık beni kucağına oturtturur dudağından öperdi, sarılırdı, dışarıda da sadece yanağımızdan öperdi, bunları kötü amaçla yaptığını düşünüyorum neden bir insan dudağımızdan öpsün ki, bazen bu eylemlerini sanık diğer çocuklara da yapıyordu, …’ye yaparken gördüm, ona da bana yaptığı gibi yapıyordu, kucağına oturtturup sarılıyordu, dudağından öpüyordu, ben onları gördüm” şeklindeki birbirleri ile aynı, tutarlı, birbirlerinin beyanlarını doğrular, aşamalarda değişmeyen ve sanığın kendilerine yönelik eylemlerini detaylı şekilde anlatan ifadeleri karşısında olayın hemen akabinde ifade veren mağdurelerin sanığa iftira atması için de herhangi bir sebeplerinin bulunmaması, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın savunmaları inandırıcı bulunmayarak sanığın işlettiği … dükkanı içerisinde 05.08.2017 tarihinde ve daha önceki tarihlerde tam tespit edilemeyen bir zaman diliminde mağdureleri dudaklarından öpmek, vücutlarının çeşitli yerlerine dokunmak suretiyle mağdurelere karşı cinsel istismarda bulunduğu kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükmün yargılama giderleri bölümünde mağdurelere atanan avukat giderleri yönünden mağdurelere yaşları nedeni ile zorunlu olarak baro tarafından atanan vekil ücretlerinin yargılama giderlerinden sayılarak, sanıktan alınmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan bu hususun düzeltilmesi dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin karar başlığında mahkeme başkanı üyelerinin ad ve soyadları bulunmadığından kararın bozulması talep edilmiş ise de, dosyamız arasında 29.03.2017 tarihli karar bulunmadığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Mağdure … …, yazları kalmış olduğu yaylada … olan sanığın kendisini dudağından öptüğünü, kendisine sarıldığını ve özel bölgesini ellediğini, göğsünü sıkıp bıraktığını ve elini kendi pantolonunun içindeki özel bölgesine dokundurduğunu söylemiş, duruşmada ise, özel bölgesine dokunmadığını beyan etmesi karşısında sanığın mağdurenin cinsel organına teni üzerinden dokunduğu hususunun şüphede kaldığı,
2. Mağdure Yaren, sanığın her bakkala gittiklerinde belinden sarıldığını, bacağından tuttuğunu, kendisini dudağından öptüğünü, arkadan elini getirerek göğsüne dokunduğunu beyan ettiği,
3. Mağdure …, yazları kalmış olduğu yaylada … olan sanığın kendisine yiyecek ve içecek hediye ederek kendisine sarıldığını, kucağına oturttuğunu, özel bölgesine dokunduğunu, dudağından öptüğünü, birkaç kez de yanağından öptüğünü, bu olayın 3-4 kez olduğunu beyan ettiği,
4. Mağdure … …, yazları kalmış olduğu yaylada … olan sanığın dükkanına bazen arkadaşıyla bazen de tek başına gittiğini, bakkalda kendisine arkadan sarıldığını, koluna dokunduğunu birkaç kez de kucağına oturttuğunu, birkaç kez yanağından öperken dudağından da öptüğünü beyan ettiği,
5. Mağdure …, yazları kalmış olduğu yaylada … olan sanığın yaşlı bir adam olduğunu, sanığın dükkanına alışveriş yapmaya gittiğinde kendisini iki kez dudağından öptüğünü ve sarıldığını, kucağına oturttuğunu beyan ettiği,
6. Mağdure …, yazları kalmış olduğu yaylada … olan sanığın dükkanına alışveriş yapmaya her gittiğinde belinden kavrayıp dudağından öptüğünü, arkasından sarılıp koynuna elini soktuğunu ve göğsünden ellediğini beyan ettiği, ancak mahkemede arkadan sarılıp, ellerini göğsünün üzerine attığını beyan etmesi karşısında göğsüne teninden temas edip etmediğinin şüphede kaldığı dosya kapsamından anlaşıldığından;
7. Sanığın her bir mağdureye karşı yukarıdaki şekilde gerçekleşen eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup eylemlerin her bir mağdur yönünden zincirleme şekilde gerçekleştiği anlaşılmış olup mahkemece bu husus gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde sanığa fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle mahkeme hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 61 ve 62 nci maddelerindeki kriterler değerlendirilip, gerekçelendirmek suretiyle karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli
ve 2020/1344 Esas, 2020/1107 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.