Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13071 E. 2023/1551 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13071
KARAR NO : 2023/1551
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 Tarihli ve 2020/235 Esas, 2022/4 Karar Sayılı Kararı ile
Sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 Tarihli ve 2022/500 Esas, 2022/635 Karar Sayılı Kararı ile
İlk Derece Mahkemesince sanıkların nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2022 Tarihli ve 6-2022/85359 Sayılı Tebliğnamesi ile
Özet olarak; kararın bozulması görüşü ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık …’in Temyiz İstemi
Mağdurenin geçmişte birçok kişiye benzer iftiralarda bulunduğu, bu hususla alakalı dosyaları olduğu, olay günü orada bulunan polislerin de beyanlarında mağdurenin tecavüze uğramış bir halinin olmadığını ifade ettikleri, mağdurenin aşamalarda beyanlarından vazgeçerek şikayetini geri aldığı, hastane raporlarında istismara uğradığına dair herhangi bir bulgu bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin ilk ifadesinden vazgeçtikten sonra iftira suçundan dolayı soruşturma açıldığı için tekrar şikayetçi olduğu, aşamalarda beyanlarını devamlı değiştirerek çelişkiye düştüğü, yerel mahkemede sanık …’in omzuna alması hususunu aralarındaki samimiyete binaen şaka amaçlı olarak ifade ettiği, mağdurenin geçmişinde birçok şantaj dosyası olduğu, sanıklara da maddi beklenti içerisinde aynı gerekçeyle suç isnadında bulunduğu, iftira suçundan cezalandırılma tehdidiyle beyanlarını geri çektiği, hayat kadını olan ve aynı gün içerisinde birçok kişiyle ilişkiye giren mağdure için cebir suretiyle cinsel saldırı suçunun işlendiğine ilişkin doktor raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, mağdurenin yürüyerek ulaştığı yer ile suçun işlendiği yer arasındaki yürüyüş mesafesi dikkate alındığında bu hususta keşif yapılması gerektiği, sanıklar hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmişken aynı deliller doğrultusunda atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesinin çelişki yarattığı, maktu gerekçelerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı, iki kere cezalandırılmama hakkı ihlal edilerek müsnet suçların nitelikli hallerinin tatbik edildiği, sanığın suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi çerçevesinde beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin uzun yıllardır hayatını fuhuş ile idame ettirdiği, sanıkların daha önce para karşılığında ilişkiye girdiklerinden dolayı mağdure ile iletişime geçtikleri, mağdurenin aşamalardaki beyanlarında cinsel saldırı olmadığını defaatle belirttiği, mağdurenin geçmişinde benzer iddialarda bulunduğu birçok dosyasının bulunduğu, mağdurenin bu durumu ticarete dönüştürüp maddi kazanç sağladığı, sanıklar hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmişken aynı deliller doğrultusunda atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesinin çelişki yarattığı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili beyanları dışında sanıkların cezalandırılması için dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi çerçevesinde beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin para karşılığı cinsel ilişkiye girerek geçimini sağladığı, olay tarihinde mağdurenin Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü önünde müşterilerini beklediği sırada sanıkların bir araç ile mağdurenin yanına geldikleri, mağdure ile bir müddet konuştukları ancak anlaşamamaları üzerine mağdurenin bu kişilerden gitmelerini istediği, sanıkların ise uzaklaşmak yerine mağdureyi omuzlarına atıp zorla arabaya bindirmek ve akabinde mağdureyi ıssız bir yere götürüp zorla cinsel ilişkiye girmek suretiyle üzerlerine atılı suçları işledikleri mahkemece kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, 15.09.2018 tarihli Görüntü İnceleme Tutanağı, tanık anlatımları, Nenehatun Kadın Doğum Hastanesinin 08.09.2018 tarihli raporu, sanıkların savunmaları ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık … ve müdafii ile sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; tüm dosya kapsamından, sanıkların mağdureye karşı birbirlerini takiben nitelikli cinsel saldırıda bulundukları, eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde, sanıkların mağdureye karşı farklı bir zamanda başkaca bir nitelikli cinsel saldırı eylemlerinde bulunmadıkları, failin bizzat işlediği suçtan başka, diğer failin suçuna da iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile
üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince tayin edilen cezalarının aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla artırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/500 Esas, 2022/635 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık … ve müdafii ile sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/500 Esas, 2022/635 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.