Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13275 E. 2023/2986 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13275
KARAR NO : 2023/2986
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/89 E., 2022/251 K.
SUÇLAR : Kötü muamele, aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında bozma üzerine aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçundan kurulan hüküm yönünden; katılan mağdurların müsnet suçun mağduru ile doğrudan zarar göreni olmadıkları nazara alınarak, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kötü muamele suçundan kurulan hükümler yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2012/276 Esas, 2014/13 Karar sayılı kararıyla sanığın aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma ve kötü muamele (mağdur sayısınca) suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi’nin 24.02.2021 tarihli ve 2016/11789 Esas, 2021/1469 Karar sayılı kararıyla hükümlerin “…Mahkemece işlendiği kabul edilen kötü muamele suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden ve yine aynı mahkemenin 10.06.2015 tarihli, 29382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27.05.2015 gün ve 2014/36 Esas, 2015/51 sayılı Kararı ile de aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 230/5. maddesinin iptal edilmesi karşısında, söz konusu kararlara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma kararı üzerine Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/303 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararıyla sanığın aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçundan beraati ile kötü muamele suçundan (mağdur sayısınca) basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

4. Basit Yargılama Usulü uygulanarak verilen iş bu karara sanık müdafii ile katılan mağdurlar vekilinin itirazı üzerine duruşma açılarak Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararıyla sanığın kötü muamele suçundan (mağdur sayısınca) cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçları bilerek, isteyerek ve kasten defalarca işlediğinin açık olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin Kabulü
1. Mahkemece verilen 21.01.2014 tarih, 2012/276 Esas sayılı 2014/13 karar sayılı ilamının sanık … müdafii, katılan mağdurlar vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi’nin 24.02.2021 tarih 2016/11789 Esas 2021/1469 K. sayılı ilamı ile basit yargılama usulünün uygulanması hususunda kararın bozulduğu, bozma ilamı doğrultusunda; sanığa iddianame ve Yargıtay bozma ilamı tebliğ edilerek; 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulünü kabul edip etmediği, basit yargılama usulünü kabul etmesi durumunda on beş gün içerisinde yazılı olarak savunma yapmasına, basit yargılama usulünün uygulanması durumunda verilecek cezanın aynı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapma imkanının bulunduğu, basit yargılama usulünün uygulanmasının kabul edilmemesi durumunda genel hükümler doğrultusunda yargılamaya devam olunacağı ve aynı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapma imkanınından faydalanamayacağı hususunun ihtarda bulunulduğu, sanığın on beş günlük süre içerisinde açıkça basit yargılama usulünün uygulanmasını kabul etmediğine dair bir itiraz gelmediğinden sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak Mahkemenin 03.11.2021 tarih 2021/303 Esas 2021/423 K. sayılı ilamı ile sanık hakkında hüküm kurulduğu, Mahkemenin kararına karşı mağdurlar vekili ve sanık müdafii tarafından itiraz edildiği anlaşılmıştır.

2. Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, adli tıp raporu ve dosyada toplanan tüm deliller nazara alındığında; temyiz dışı sanık … ile sanık …’in resmi nikah olmadan, dinsel tören yaparak aynı konutta birlikte yaşadıkları, …’un çocukları katılan mağdurların da sanık ve … ile birlikte aynı konutta yaşadıkları, katılan çocukların, anneleri …’un gayri resmi eşi olan sanık …’in kendilerine kötü muamelelerde bulunduğu, dövdüğü, cinsel istismarda bulunduğu, sürekli şiddet uyguladığını beyan ettiği, olayın oluşu, yargılama aşamasındaki taraf beyanları ve mahkemece katılan çocukların dinlenmelerinde edinilen kanaate göre, suç tarihine göre dört-sekiz yaş aralığında olan çocukların tüm ayrıntılarıyla ifade edemeyecekleri kolaylıkla anlaşılabilen eylemleri ezberleme şeklinde anlattıkları, bu nedenle çocukların beyanlarına itibar edilemediği, dinlenen tanık beyanları ile de şiddet ve cinsel istismar iddialarının doğrulanmadığı anlaşıldığından, … hakkında çocuklarına karşı yaralama, kötü muamelelerde bulunma ve cinsel istismar suçlarından açılan kamu davasında yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, sanık …’in yaralama olmaksızın aynı konutta birlikte yaşadığı katılan çocuklara karşı kötü muamelelerde bulunma eylemini gerçekleştirdiği yargılama ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu, sanık …’in her üç katılan çocuğa karşı kötü muamelelerde bulunma suçununu işlediği, kötü muamele suçunun 5271 sayılı Kanun’nun 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne tabi olduğu, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulandığı ancak Mahkeme kararına karşı mağdurlar vekili ve sanık müdafii tarafından itiraz edildiği, 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesindeki düzenleme uyarınca, mahkemenin kararına karşı sanık müdafii tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla sanık hakkında daha önce aynı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği sanığın cezasından 1/4 oranında yapılan indirim uygulanmadan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu itibarla; sanık …’in evlenme olmaksızın dinsel tören suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de 29382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.05.2015 gün ve 2014/36 Esas, 2015/51 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin beşinci fıkrasının iptal edilmesi karşısında sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca atılı suçun kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraatine karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

4. Sanık …’in suçları işleyiş biçimi, suçların işlendiği zaman ve yer, sanıktaki kastın ağırlığı nazara alınarak, katılan mağdurlara karşı (mağdur sayısınca) kötü muamelede bulunma suçunu işlediği anlaşıldığından ayrı ayrı eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren sanığın iki ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50 inci ve 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince, sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı olarak takdiren yirmi Türk Lirası (TL) ile çarpılması sureti ile hesaplanan 1000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kişilik özelliklerine göre bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Aralarında Resmi Evlenme Olmaksızın Evlenmenin Dinsel Törenini Yaptırma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Müsnet suçun mağduru ile doğrudan zarar göreni olmayan katılan mağdurlara yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin bu suç yönünden davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Kötü Muamele Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan mağdurlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Aralarında Resmi Evlenme Olmaksızın Evlenmenin Dinsel Törenini Yaptırma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdurlar vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kötü Muamele Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararında katılan mağdurlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdurlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.05.2023 tarihinde karar verildi.