YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13296
KARAR NO : 2022/11053
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraatine dair İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.03.2022 gün ve 2021/661 Esas, 2022/90 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarlarına göre yerinde görülmeyen duruşma talebinin 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan mağdure vekilinin istinaf dilekçesi içeriğinden çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan kararı istinaf etmediğinin anlaşılması karşısında, bu suçtan kurulan hükmü katılan mağdure aleyhine değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyize hakkı bulunmadığından, söz konusu karara ilişkin temyiz isteminin 5271 CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince de;
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık müdafisinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadeleri, intikal sonrasında mağdure hakkında alınan genital muayene raporunda akut ya da kronik travmatik bulgunun izlenmediğinin belirtilmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini oral ve anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi yerine kabulüyle hükmün kaldırılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 04.07.2022 gün ve 2022/893 Esas, 2022/1625 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 07.12.2022 tarihinde Üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın TCK’nın 103/2, 43. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı olayda, Sayın Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf; sanığın suçun nitelikli halinden cezalandırılmasına yetecek delil bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sanığın mağdure ile sevgili olduğu, dönem dönem sanıkla mağdurenin öpüştükleri, mağdurenin sanığın cinsel organına dokunduğu gibi basit cinsel istismar suçunu oluşturan eylemlerle ilgili mağdurenin beyanlarını, sanık da doğrulamaktadır, bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Mağdure ifadesinin organ sokma ile ilgili bölümünde, intikalden bir hafta önce sanığın kendisini, okulun yakınlarında metruk bir eve götürdüğünü, pantolonunu indirdiğini, kendisini çekerek ön özel bölgesini kendisinin arka özel bölgesine girecek şekilde dokunduğunu, ağız bölgesine ön özel bölgesini soktuğunu, ağız içine Mustafadan sıvı geldiğini, telefonla ön özel
bölgesini ağzına soktuğu anları videoya kaydettiğini bildirmiş,
Sanık aşamalarda, mağdurenin ifadesinin organ sokma ile ilgili bölümünü kabul etmemiştir.
Bu durumda diğer maddi delillerin mağdure beyanlarını doğrulayıp doğrulamadığının belirlenmesi gerekir, çünkü mağdure anal yoldan organ sokma olduğunu ve oral yoldan organ sokmanın telefona kaydedildiği bildirmektedir.
Mağdure beyanında anal yoldan sanığın kendisine intikalden bir hafta önce organ soktuğunu söylemesine karşın, mağdurenin anal muayenesinde akut veya kronik herhangi bir bulgunun izlenmediğinin belirtildiği, yine mağdurenin sanığın kendisine oral seks yaptırdığını ve bunu telin kamerasına kaydettiğini bildirmesine rağmen, telefonun incelenmesinde bu şekilde bir kayda rastlanılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurenin sanığın kendisine organ sokma biçimide cinsel istismarda bulunduğu iddiasının maddi deliller ile doğrulanmadığı, bu hususun şüphede kaldığı kanaatinde olduğumdan, kararın eylemin 103/1. maddesi kapsamında kalması sebebiyle bozulması gerektiği düşüncesiyle, Sayın çoğunluğun sanığın 103/2. maddesi uyarınca BAM Ceza Dairesi tarafından verilen kararın onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.