Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13309 E. 2023/1361 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13309
KARAR NO : 2023/1361
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/340 Esas, 2019/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli, 2019/2274 Esas, 2021/1452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2022 tarihli ve 9-2021/137351 sayılı, temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılanın aşamalarda istikrarlı beyanlarına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın kardeş oldukları, 2019 Mayıs ayı içerisinde katılanın evde bulunduğu sırada sanığın ikamete geldiği, üzerini değiştirmek için odasına gittiği sırada sanığın arkasından yanaşarak, katılanın ağzını elleriyle kapatıp, duvara sıkıştırarak organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, daha sonra kendisini ve kıyafetlerini yıkadığı, bu tarihten yaklaşık bir hafta sonra yine sanığın katılanın ikametine gittiği ve katılanın kızını bakkala göndermeye çalıştığı, katılanın buna izin vermeyerek sanığı evden kovduğu ve kızını uyutarak kendisinin de yatağa yattığı, bir süre sonra sanığın tekrar ikamete girdiği ve katılana “Ben evlenene kadar birlikte olabiliriz, sen eşine layık değilsin, ben evlenene kadar benimle yatmalısın, gerekirse sana para da veririm ” diyerek pantolonunu indirdiği, sanığın cinsel organında prezervatif takılı olduğu halde ağzını kapatıp yatağa yatırarak zorla cinsel saldırıda bulunduğu, ardından da prezervatifi de alarak evden ayrıldığı, bu olaydan 3 hafta sonra katılanın söz konusu olayı annesine anlattığı, müracaat tarihinde de eşine anlattığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanığın suçlamayı kabul etmeyen aşamalardaki istikrarlı beyanı, bu beyanını doğrulayacak şekilde katılan ile sanığın anne ve babasının beyanlarının hayatın olağan akışına uygun düşüşü, katılanın kendi beyanı, sanık savunması ve tanıkların anlatımıyla psikolojik sıkıntılarının bulunduğunun anlaşılması, maddi bulgu olabilecek delillerin katılan tarafından yok edilmiş olması, katılanın beyanında sanığın ilk eyleminde tecavüz ettiğini, ikinci eyleminde tecavüze kalkıştığını fakat kendisini ittirerek bunu kabul etmemesinden dolayı tecavüzde bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle önceki iddia ettiği tecavüz eyleminin de sanık tarafından gerçekleştirilmeme imkanının katılanın karşı koymasıyla mümkün olması birlikte değerlendirildiğinde katılanın soyut iddiasından başka delil elde edilemediğinden sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre katılanın beyanından başkaca delil mevcut olmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sebep gösterdiği anlaşılmakla, temyiz ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli, 2019/2274 Esas, 2021/1452 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.