Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13341 E. 2023/834 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13341
KARAR NO : 2023/834
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2018/10 Esas, 2018/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/4360 Esas, 2018/2142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/4360 Esas, 2018/2142 sayılı kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/4845 Esas, 2019/11437 Karar sayılı kararı ile vaki temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2020 tarihli ve KD-2020/12688 sayılı onama kararı verilmesi yönündeki itirazı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2020/2386 Esas, 2020/2022 Karar sayılı kararı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle dava dosyası, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.

5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2022 tarihli ve 2020/14-240 Esas, 2022/427 Karar Sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/4845 Esas, 2019/11437 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/4360 Esas, 2018/2142 sayılı kararının temyiz incelemesinin yapılması için dava dosyasının Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
Sanık ile mağdurenin akraba oldukları, aralarında duygusal bir arkadaşlık bulunduğu, sanığın mağdurenin yaşını bilmediği, mağdurenin sanığa yaşını on yedi olarak söylediği o sırada mağdurenin yanında kimliği olmadığından sanığın mağdurenin yaşını teyit edemediği, mağdurenin annesinin sanıkla mağdureyi evlendirmek istediği, mağdurenin annesinin sürekli sanığı evlerine davet ettiği, sanık yanlarında olacak şekilde mağdure ile annesinin tartıştıkları, mağdureye annesinin bıçak çektiğini, sanığın mağdureyi bu sırada korumaya çalıştığını ertesi gün mağdurenin sanığın yanına geldiğini, bu sırada sanığın yanında açık kimlik bilgilerini bilmediği…. isimli kişinin bulunduğunu, sanığın mağdureyi ailesine teslim etmek istediğini ancak ailenin mağdureyi evden kaçtığı için kabul etmediğini, mağdure ile sanığın karşılıklı rıza ile evlenmek istediklerini, ailelerin evliliği onaylamayacağını bildikleri için cinsel birliktelik yaşadıklarını iddia ettiklerini, henüz haklarında bir soruşturma olmadan böyle bir iddiada bulunduklarını, işin bu noktaya geldiğini tahmin edemediklerini, bu şekilde bir iddiada bulunmanın suç oluşturduğunu bilmediklerini, sadece mağdurenin beyanıyla sanığa ceza verilmeyeceğini, mağdurenin anlatımlarının çelişkiler içeriğini, bekaret testi sonucu mağdurenin bakire olduğunun tespit edildiğini, dosyada somut delil bulunmadığını, ileri sürerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece; ”11.09.2017 günü mağdur ile sanık …’un polis merkezine müracaat ederek kendilerinin cinsel birliktelik yaşadıklarına dair beyanda bulunmaları ve mağdurun yaşının küçük olduğunun tespit edilmesi nedeni ile sanık hakkında soruşturmaya başlanıldığı, Sanığın hazırlık aşamasında kollukta, Savcılıkta ve Sorguda alınan beyanlarında genel olarak özetle; mağdur …’nın uzaktan akrabası olduğunu, yaklaşık 1 ay önce mağdurun evinde bulunduğu bir sırada mağdurun annesi uyuduktan sonra mağdurla evdeki odaların birinde organ sokmak sureti ile cinsel ilişkiye girdiklerini, ilişki sonrasında evden ayrıldığını, ertesi gün tekrar mağdurun evine gittiğini ve yine aynı şekilde odaların birinde mağdur ile organ sokmak sureti ile cinsel ilişki yaşadıklarını, olayın bu şekilde olduğunu, bunu evlenmek amacı ile beyan ettiği, Mağdurun da hazırlık aşamasında alınan beyanlarında genel olarak özetle; sanıkla benzer nitelikte ifadelerde bulunduğu ve sanıkla cinsel ilişkiye girdiklerini söylediği, Mağdurun kızlık zarı ile ilgili yapılan muayenesinde bakire olduğunun ancak hymenin elastik yani esnek yapıda olduğu, bu nedenle ereksiyon halindeki penisin duhulü ile yırtılamayabileceğinin ayrıca saat 11 hizasındaki iyileşmiş kısmi bir yırtık olduğunun, bu yırtığın organ veya cisim sokulması nedeni ile veya doğuştan bir çentikle de olabileceğinin, bu hususun adli tahkikat ile aydınlatılması gerektiğinin bildirildiği, Mağdurun hastane doğumlu olduğu ve buna ilişkin İskenderun Devlet Hastanesinden aslı gibidir onaylı doğum tutanağının dosya içerisinde bulunduğu ve doğum tutanağındaki kayıt ile nüfustaki doğum tarihinin aynı olduğu ve mağdurunolay tarihinde 15 yaşından küçük olduğunun belirlendiği, Sanık ve mağdurun cinsel ilişkiye girdiklerine dair ikrarları üzerine sanık hakkında kamu davası açıldığı, Sanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında; hazırlık aşamasındaki ifadesinden farklı olarak mağdurla cinsel ilişkiye girmediğini, hazırlık aşamasında cinsel ilişkiye girdiklerine dair beyanda bulunmalarının sebebinin, mağdurla kendisinin evlenmesine ailelerin rıza göstermeleri için olduğunu, cinsel ilişkiye girdiklerine dair ifadelerin mağdurla kararlaştırdıkları yalandan ibaret olduğunu, kaldı ki mağdurun yaşının 17 olduğunu zannettiğini ve mağdurun da kendisine yaşının 17 olduğunu söylediğini, bu nedenle üzerine atılı suçu kabul etmediğini, beraatini talep ettiğini beyan ettiği, Sanığın kovuşturma aşamasındaki bu beyanına karşılık mağdurun alınan beyanlarında;sanığın doğruyu söylemediğini, sanıkla 2 defa organ sokmak sureti ile cinsel ilişkiye girdiklerini, ayrıca yaşının 13 olduğunu da sanığa söylediğini belirttiği, Her ne kadar sanık yargılama aşamasında üzerine atılı suçu kabul etmemiş ve ayrıca mağdurun yaşının 17 olduğunu bildiğini beyan etmiş ise de; hazırlık aşamasındayken sanığın kollukta Savcılıkta ve Sorgu Hakimliğinde mağdurla cinsel ilişkiye girdiğine dair ikrarda bulunduğu ve mağdurun da gerek hazırlık aşamasında gerekse yargılama aşamasında sanıkla cinsel ilişkiye girdiklerine dair değişmeyen ifadelerde bulunduğu ve yine mağdurun sanığa yaşının 13 olduğunu söylediğini belirttiği, bununla birlikte mağdur ile sanığın akraba oldukları, bu akrabalık ilişkisi
kapsamında sanığın mağdurun yaşını zaten bilecek durumda olduğu da göz önünde bulundurulduğunda sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna kanaat getirilerek itibar edilmediği ve sanığın olay tarihinde 13-14 yaş içerisinde olan mağdurla farklı tarihlerde aynı suçu işlemek kastıyla birden fazla kere organ sokmak sureti ile cinsel ilişkiye girdiği,” kabul edilip açıklanan gerekçelerle buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunması, mağdur beyanları, adli raporlardan ibraettir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olayın intikalinin doğal gerçekleştiği, sanığa iftira atmasını gerektirecek makul açıklanabilir ve anlaşılabilir bir sebep bulunmayan mağdurenin ifadelerinin tutarlı, benzer ve istikrarlı olduğu, sanığın ikrar içeren soruşturma aşamasındaki ifadeleri de nazara alındığında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/4360 Esas, 2018/2142 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.