Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13367 E. 2023/2350 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13367
KARAR NO : 2023/2350
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

Suç tarihinde mağdurenin kaldığı kurum nazara alınıp, Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde davaya katılma iradesini belirtmesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bakanlığın katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/591 Esas, 2014/625 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle
Sanığın alt sınırdan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstekleri Özetle
Mağdurenin dinlenmesi gerektiğine, tanık ile mağdure beyanları arasında çelişki bulunduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına, gerekçenin eksik olduğuna, cinsel arzuları tatmin etme amacından bahsedilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ”…Yukardaki deliller birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde sanık … ***’ın olay tarihi itibarıyla … Ankara *** *** Kız Yetiştirme Yurdu Müdürlüğünde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay tarihinde mağdure … ***’ın da yurtta kaldığı ve sanığın mağdureye bilardo oynayalım mı deyip bilardo salonuna götürdüğü orada gel sana vuruş öğreteyim dediği, mağdurenin bildiğini söylemesine rağmen arkasından gelerek mağdureye sarıldığı göğsü ile sırtına temas ettiği ayrıca sanığın elini mağdurenin göğüslerinin altında vücuduna dokundurduğu bu şekilde çocuğa cinsel istismarda bulunduğu kanaatına varılmıştır.
Sanığın eylemi TCK.nun 103/1 maddesindeki suçtur.
Mağdureyi bilardo salonuna hile ile götürerek vuruş öğreteceğini ileri sürerek mağdurenin arkasından sarılarak vücudunu vücuduna değdirdiği ayrıca elleri ile de göğsüne dokunduğu ve sanığın eylemlerinin çocuğa hileye dayalı cinsel davranış olarak nitelendirilmiştir ve cezalandırılması uygun görülmüştür.
Sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de, gerek küçük katılanın gerekse tanık … ***’ın sanığa iftira nedenleri yoktur. Bu yüzden inkara yönelik savunmaya itibar edilmemiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.”, aynı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında ise “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

2. Bu kapsamda mağdure ile tanık H.S’nın beyanları arasındaki çelişkiler de nazara alınıp tanık ile mağdurenin duruşmaya getirtilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip çelişki giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/591 Esas, 2014/625 Karar sayılı kararına katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.