Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13412 E. 2023/226 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13412
KARAR NO : 2023/226
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 2021/3243 Esas numaralı iddianame ile suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.

2. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ile üçüncü cümleleri 43, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddeleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1218 Esas, 2022/2023 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, taraflar arasında husumet bulunduğu, mağdurun beyanlarının yönlendirme ile alındığı, dosyadaki raporlarda cinsel istismara ilişkin bulgu olmadığı ve tüm dosya kapsamına göre cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur …’in ağabeyi olan Şaban’a 19.09.2021 tarihinde suça sürüklenen çocuk …’ın kendisine ahırda cinsel istismarda bulunduğundan bahsetmesi üzerine ortaya çıkan olay kapsamında yapılan ilk derece yargılamasında,
“Mağdurun Adıyaman Çocuk İzlem Merkezi’nde alınan ifadesinde, … (…)’in cep telefonunda oyun oynarken gördüğünü, …’in kendisine gel ineklere bakalım diyerek hayvan ahırına götürdüğünü, orada …’in pantolonunu indirdiğini ve kendisine ait pijamayı da indirdiğini, sonrasında cinsel organını kendi arka özel bölgesine soktuğunu, bunu yaptığı esnada poposunun acıdığını, …’in yanağından öptüğünü, tükürüğünü ağzına sürdüğünü, bu hareketleri kendisine üç kere yaptığını beyan ettiği, mahkememiz huzurunda SEGBİS ile AGO’da alınan beyanında, SSÇ’nin kendisine yönelik yapılan eylemleri soruşturma aşamasındaki şekilde tekrar ettiği görülmüş ve mağdur ile SSÇ arasında dosyaya

yansıyan herhangi bir husumet olmadığı anlaşılmış, SSÇ’nin soruşturma aşamasındaki ikrarı ile adli görüşmeci raporu da nazara alınarak mağdurun beyanlarının samimi ve tutarlı olduğu kabul edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
SSÇ Ferhat’ın Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde ve Sulh Ceza Hakimliğinin sorgusunda kendilerine ait inek ahırında mağdur …’a anal yoldan tecavüzde bulunduğunu ikrar ettiği, fakat eylemin mağdurun bahsettiği gibi üç kez yaşanmadığını belirttiği, mahkeme huzurunda ise suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir, SSÇ’nin sıcağı sıcağına alınan soruşturma aşamasındaki beyanının mağdur beyanıyla da uyuştuğu hususu ile mağdur ile aralarında iftira atmayı gerektirir husumet olmadığı anlaşıldığından ilk ifadesindeki ikrarı hükme esas alınmış ve mahkeme huzurundaki beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Mağdur beyanı, tanık beyanları, sanık savunması, Adli Tıp Kurumu Raporu kapsamında, SSÇ’nin mağduru aralıklı günlerde ahıra götürdüğü, mağdurun poposuna kendi özel organını sürttüğü, SSÇ’nin tükürüğünü mağdurun ağzına sürmek ve öpmek suretiyle istismar eylemlerini gerçekleştirdiği aynı zamanda sanık her ne kadar bu eylemi bir kez yaptığını soruşturma aşamasında ikrar ekmiş ise de, mağdurun aşamalardaki istikarlı beyanları nazara alındığında günleri ‘uyuyup uyanıyorduk sabah oluyordu’ şeklindeki tarifi ile farklı günlerde SSÇ’nin mağdura yönelik bu eylemleri gerçekleştirdiği kanaatine varılmakla, mağdur her ne kadar SSÇ’nin ‘cücük’ diye tarif ettiği organını poposuna soktuğunu belirtmiş ise de olayın yaşanmasının hemen akabinde alınan adli tıp kurumunun 21.09.2021 tarihli raporunda mağdurun anal yapısının normal olduğu, herhangi bir ekimoz, sıyrık ve kanama saptanmadığı, dokunma elleme okşama ve sürtünme şeklinde gerçekleştirilen eylemlerde fiziki bulgu saptanmayabileceğinin belirtildiği tespiti ile SSÇ’nin mağdura eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1218 Esas, 2022/2023 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile

sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.