Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13416 E. 2023/96 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13416
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/565 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi yollaması ile 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi maddeleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/384 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Tanık Kardelen’in görgüye dayalı bir tanıklığı bulunmadığına ve katılanın akrabası olması sıfatıyla tarafsızlıktan da uzak olduğuna, katılan tarafından iddia edilen görüntülerin yapılan inceleme sonucunda müvekkilinin telefonunda bulunmadığının tespit edildiğine, mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin alınan hekim raporunun geçersiz olduğuna, müvekkili hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken aksi yönde hüküm tesis edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, on iki yaşını doldurmamış öz kızı olan mağdureye 2021 yılı içerisinde tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte kanepede kıyafetlerini indirip poposunu ve cinsel organını gıdıklamak ve poposunu ağzına almak suretiyle, diğer tespit edilemeyen bir tarihte ise mağdurenin annesinin evde olmadığı sırada mağdurenin tuvalete gittiğini görüp kendisinin de tuvalete girmek suretiyle mağdurenin yanında tuvaletini yaptığı, klozete oturduğu ve cinsel organını çıkartıp mağdurenin popo kısmına dokundurması şeklinde kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup;

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık müdafii mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceği hususunda düzenlenen raporların yetersiz olduğunu beyan etmiş ise de gerek mağdurun Çocuk İzlem Merkezindeki ifadesi sonrası pedegog tarafından düzenlenen raporun gerekse mağdure hakkında düzenlenen Sosyal İnceleme Raporundaki uzman görüşünün yeterli olduğu görülmüştür.
2. Sanık müdafii tarafından tanık K.’nın mağdurenin annesi olan katılan M.’nin akrabası olması sebebiyle tarafsız bir tanık olmadığını iddia etmiş ise de; Tanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında olay anlatımına ilişkin çelişkili bir beyanının bulunmadığı aksine kovuşturma aşamasındaki ifadesinde mağdurenin olaya ilişkin anlatımını detaylandırarak ifade etmesi hususları dikkate alındığında, salt katılanla akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle tanık K.’nın beyanlarına itibar edilmesiyle buna dayanarak karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3. İlk derece Mahkemesinin sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasına yönelik gerekçesinin hukuka uygun ve yeterli olduğu anlaşıldığından bu hususta da bozma isteyen sanık müdafiinin talebi yerinde görülmemiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde ve aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde yer alan şekilde işlediği, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında temel cezanın “… 10 yıl…” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle kurulan hükümde, bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.